Research - (2022) Volume 15, Issue 84

ANALYSIS OF THE RELATIONSHIP BETWEEN PSYCHOLOGICAL RESILIENCE AND EMOTION REGULATION IN ADOLESCENTS AGED BETWEEN 15-17
Dr. Ogr. Uyesi Hakan ISOZEN* and lsmigul KOLAY
 
İstanbul Aydın Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji, Dr. Öğr. Üyesi, Turkey
İstanbul Aydın Üniversitesi, Psikoloji Programı, Yüksek Lisans Öğrencisi, [email protected], Turkey
 
*Correspondence: Dr. Ogr. Uyesi Hakan ISOZEN, İstanbul Aydın Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Psikoloji, Dr. Öğr. Üyesi, Turkey, Email:

Received: Jan 06, 2022, Manuscript No. jisr-22-51588; Editor assigned: Jan 07, 2022, Pre QC No. jisr-22-51588(PQ); Reviewed: Feb 21, 2022, QC No. jisr-22-51588; Revised: Jan 26, 2022, Manuscript No. jisr-22-51588(R); Published: Feb 02, 2022, DOI: 10.17719/jisr.2022.51588

Abstract

Psychological resilience situation gained importance associated with psychological science began to examine people's strengths along their weaknesses. It is claimed that psychological resilience plays an active role in people's emotions and in the interpretation of these emotions in the mind. For this reason, analysis of the relationship between psychological resilience and emotion regulation in adolescents aged between 15-17 is the main purpose of this study. Psychological Resilience Scale (PRS) and Emotion Regulation Scale (ERS) were used to collect the data of the study. The study was planned on all active students which are registered in Vocational High Schools and Anatolian High Schools in Bursa province. The sample of the study consists of 904 volunteer participants from Vocational and Anatolian High School students. According to the results of the study, psychological resilience and emotion regulation skills of adolescents differ according to socio-demographic variables. According to the findings of the regression analysis, it was determined that the increase in the skills of emotion regulation affected 14% of the increase in psychological resilience. In addition, it was determined that 22% of the variance in emotion regulation skills was explained by the sub-factors which affect their psychological resilience.

Keywords

Psychological Resilience, Emotion Regulation, Adolescence.

Öz

Psikoloji biliminin, insanların zayıf yönlerinin incelemesinin yanı sıra güçlü taraflarını da incelemeye ba?laması ile psikolojik dayanıklılık durumu önem kazanmı?tır. Psikolojik dayanıklılı?ın, insanların duygularında ve bu duyguların zihinde yorumlanmasında etkin bir rol oynadı?ı öne sürülmektedir. Bu nedenle 15-17 ya? arası ergenlerde psikolojik dayanıklılık ile duygu düzenleme arasındaki ili?kinin incelenmesi bu ara?tırmanın temel amacıdır. Ara?tırma verilerinin toplanması için Psikolojik Dayanıklılık Ölçe?i (PDÖ) ve Duygu Düzenleme Ölçe?i (DDÖ) kullanılmı?tır. Ara?tırma Bursa ilinde bulunan Meslek Lisesi ve Anadolu Liselerinde kayıtlı olan tüm aktif ö?renciler üzerinden planlanmı?tır. Ara?tırmanın örneklemi, meslek ve Anadolu lisesi ö?rencilerinden 904 gönüllü katılımcıdan olu?maktadır. Ara?tırma sonuçlarına göre ergenlerin psikolojik dayanıklılıkları ve duygu düzenleme becerileri sosyo-demografik de?i?kenlere göre farklılık göstermektedir. Yapılan regresyon analizleri bulgularına göre duygu düzenleme becerilerindeki artı? psikolojik dayanıklılıklarındaki artı?ın %14’ünü etkiledi?i tespit edilmi?tir. Ayrıca duygu düzenleme becerilerindeki varyansın %22’si psikolojik dayanıklılıklarına etki eden alt faktörler ile açıklandı?ı belirlenmi?tir.

Anahtar Sözcükler: Psikolojik Dayanıklılık, Duygu Düzenleme, Ergenlik

1. Giri?

İnsanların sa?lıklı dü?ünmesinde, plan yapmasında, kar?ıla?ılan sorunları çözebilmesinde, ö?renmesinde ve potansiyellerinin farkına varabilmesinde önemli katkıları olan duygular, hayatın her alanında farklı ?ekillerde kar?ıla?ılan bir kavramdır. Sevgi, üzüntü, öfke gibi birçok farklı türde sergilenen duygusal tepkiler kar?ıla?ılan olaylara göre olumlu ve olumsuz ile daha az veya daha çok gibi de farklılıklar gösterebilmektedir. Bahsi geçen farklılıklar, insanların kar?ıla?tıkları durumları algılama düzeyleri, ya?am biçimleri, kültürleri ve Sosyo-demografik özelliklerine göre geli?mektedir (Bilgiz ve Peker, 2018: 1979).

Bu özelliklerin yanı sıra sosyal çevredeki meydana gelen de?i?imler akademik beklentilerdeki ve geli?me iste?indeki ihtiyaçların farklıla?ması duygusal tepkilerin de?i?mesine neden olan özellikler arasındadır. İnsanlar, zorlayıcı durumlarla kar?ı kar?ıya kaldı?ında olumsuz duygular ve dü?ünceler besleyerek stresli ve endi?eli tutumlar sergileyebilirler. Bu gibi durumlar insanlarda bili?sel, psikolojik, fizyolojik ve sosyal açılardan etkileyerek süreklilik gösteren olumsuz duygulanım ve gelecekle ilgili umutsuzluk e?ilimine neden olabilmektedir. İnsanların ortak amacı, zorlayıcı ya?am süreçleri, ba?arısızlıklar ve kar?ıla?ılan sorunların üstesinden gelerek mutlu ve gelece?e dair umutlu bir ?ekilde ya?amdan doyum elde edebilmektir. Psiko-sosyal bir varlık olan insanın bu amaca uygun bir ya?am sa?layabilmesi için dengeli ve olumlu ili?kiler kurarak, bili?sel, fizyolojik, eylemsel ve sosyo-duygusal yapıları arasında bütünlük ve denge olu?turması gerekmektedir. Bu bütünlük ve dengenin olu?turulmasında en önemli unsurlardan biriside duygulardır (Koçak, 2005: 30).

Duygular sözel veya sözel olmayan ?ekillerde ifade edilebilmektedir. Bu ifade etme biçimlerinin psikolojik ve fiziksel iyi olu?a olumlu etkileri bulunmaktadır ve bireylerin ruh sa?lı?ını koruması ile sosyal ili?kilerin sürdürebilmesinde önem arz etmektedir. İnsanların i?levselli?inde etkili üç temel boyut olan dü?ünceler, duygular ve davranı?lardan birinde gerçekle?en de?i?imler di?erlerini de etkilemektedir (Köro?lu, 2017: 94). Bu noktada bireylerdeki duygu düzenleme becerileri duyguları etkileyerek kar?ıla?ılan zorlayıcı süreçleri çözmede kaygı ve stresi kontrol edebilmede önemli bir rol oynamaktadır.

Duygu düzenlemenin, olumsuz duygulanım ve gelecekle ilgili umutsuzluklara kar?ı verilen mücadeledeki etkisi psikolojik dayanıklılık açısından da önem ta?ımaktadır. Psikolojik dayanıklılık, zorlayıcı süreçlere kar?ın bireylerin bu zorluklara uyum sa?layabilmesi ve üstesinden gelebilme yetene?idir. Psikolojik bir nitelik ve daha çok bir yetenek olarak tanımlanan psikolojik dayanıklılık sa?lıklı geli?imin sürdürülebilmesinde ve zorlayıcı bir durumla kar?ı kar?ıya kalındı?ında bu durumu a?abilmede katkısı olan birtakım özellikleri bulunmaktadır (Öz ve Yılmaz 2009: 3).

Psikolojik, biyolojik ve sosyal de?i?imin en hızlı oldu?u ve bu kavramların birbirleri ile etkile?im içinde oldu?u ergenlik döneminde psikolojik dayanıklılık ve duygu düzenleme arasındaki ili?ki bu noktada önem ta?ımaktadır. Genç bireylerin duygu düzenleme becerileri ile psikolojik dayanıklılıkları olumsuz dü?üncelerle mücadele edebilmede ve gelece?e dair umutlarını koruyabilmelerinde önemli bir rol oynamaktadır. Duygu düzenleme hem çocukların hem ergenlerin geli?iminde oldukça önem ta?ımaktadır. Duygu düzenleme becerileri yeterince geli?memi? olan ergenlerin psikolojik sorunlar için risk ta?ıdı?ı bilinmektedir. Duygu düzenleme sorunu olan gençler kendilerine zarar verme, saldırgan davranı?lar gösterme, sigara ve alkol kullanımı gibi durumlar açısından da riski ta?ımaktadır. Duygularını daha iyi düzenleyen ki?ilerse daha mutlu, ya?amdan daha fazla doyum almakta, psikolojik açıdan daha sa?lıklı, riskli davranı?lar göstermeye daha az e?ilimli ve ki?iler arası ili?kilerde daha ba?arılı olmaktadırlar.

15- 17 ya? ergen grubu ergenli?in orta dönemini kapsamakta ve insanın ya?am döngüsünde çok önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü ergen artık bedensel geli?imini büyük ölçüde tamamlamı? daha çok ruhsal, geli?imsel sorunları çözmek durumda oldu?u bir dönemdedir. Yeti?kinlik öncesi hazırlık dönemlerinden olan orta ergenlik varılacak kararlara temel olu?turması ve önemli bir dönem olması açısından bu ara?tırmada orta ergenlik düzeyinin çalı?ılması amaçlanmı?tır.

Bu ara?tırmada 15-17 ya? arası ergenlerde duygu düzenleme becerileri ile psikolojik dayanıklılıkları arasındaki ili?kinin belirli bir model çerçevesinde ortaya konulması amaçlanmaktadır. Yapılan ara?tırmalar sonucunda görülmektedir ki bu konu ile ilgili daha önce birebir benzer çalı?ma yapılmamı?tır. Bu nedenle ara?tırmanın literatüre sa?layaca?ı katkı önem ta?ımaktadır.

2. PSİKOLOJİK DAYANIKLILIK

Psikoloji, insanın geli?im sürecindeki olumsuz yönlerin, bunların sonucunda olu?an hastalıkların ve tedavilerin ara?tırılması ile geli?im sa?lamı?tır. Bu durum insanın sahip oldu?u olumlu kaynakları gölgelemi?tir. Bireyin yetkinliklerine ve uyum gösterebilme kabiliyetine e?ilim sa?lıklı geli?im ve fonksiyonelli?ini iyile?tirecek önemli etmenlerdir (Masten, 2002: 86).

Psikolojik patolojilerin önlenmesinde önem te?kil etti?inden psikolojik dayanıklılık kavramının ara?tırılması oldukça önemlidir. Bu kavramla ilgili yapılan her çalı?ma bireyin ve içerisinde yer aldı?ı toplumun psikolojik sa?lı?ını olumlu bir ?ekilde etkileyecektir.

Dayanıklılık (Resiliency) kavramı ilk olarak Amerika Birle?ik Devletleri’nde ara?tırılmaya ba?lanmı?tır. Bu kavramın temelini olu?turan bilgiler 19. yüzyılın ikinci yarısından itibaren Horatio Alger’in kitaplarında yer almı?tır. Horatio Alger’in hikâyelerinde maddi durumu kötü olan evsiz insanların kuvvet, azim, kararlılık, çalı?kanlık ve kısmetin deste?iyle olumsuzlukların ve yoksullu?un üstesinden gelmeleri konu edilmi?tir (Tarter ve Vanyukov, 2002: 87).

20. yüzyılın ikinci yarısında “ayakta kalanlar” (survivor) terimi ortaya çıkmı?tır. Bu terim psikolojik olarak olumsuz etkileri bulunabilecek bir ortamda büyüyen, bulunan ve ya?amını olumsuz etkileyen hastalıkları olan fakat bu negatif unsurlara ra?men ruhsal durumu iyi olan ve psikolojik bir bozuklu?u bulunmayan bireyleri tanımlamak için kullanılmı?tır (Glantz ve Sloboda, 1999: 110). Bu dönemde dayanıklılık terimi de “ayakta kalanlar” gibi bu bireyleri için tanımlamak için kullanılmı?tır (Tarter ve Vanyukov, 2002: 87).

Psikolojik dayanıklılık ise bireyin istemedi?i fikirlere kar?ı alternatif fikirler üreterek mevcut fikirlerinden kurtulabilme durumu olarak açıklanabilir (Yöndem ve Bahtiyar, 2016: 56). Stres altındaki durumlarda ki?inin durumu kontrol edebilme ve kendini idare edebilmesini sa?larken problem ya?amama sürecidir.

3. DUYGU DÜZENLEME

Duyularla kavrama, sezgi, belirli bir nesne, olay ya da ki?inin, bireyin iç dünyasında uyandırdı?ı etki, önsezi, nesneleri veya olayları ahlaki ve estetik yönden de?erlendirebilme yetisi ve kendine has ruhsal hareket ve hareketlilik, duygu kavramı olarak tanımlanmaktadır (TDK, 2020). Bir ba?ka ifade ile duygu, insanın deneyimlerinin duyu?sal unsurlarını; biyolojik, psikolojik ve çevresel etkenlerin dâhil oldu?u karma?ık etkile?imleri ifade etmektedir (Southam-Gerow, 2020: 10).

Duyguların akı?ını yönlendirme, de?i?tirme ve kontrol etme süreçleri bir bütün olarak duygu düzenleme olarak açıklanmaktadır. Bireyin önceden deneyimledi?i duyguları nasıl tecrübe etti?ini veya nasıl açıklayabilece?ini bilerek ya da pratikte duygularını etkileyerek yönlendirme duygu düzenleme olarak tanımlanmaktadır. Duygu düzenleme becerisi pozitif ya da negatif duyguları güçlendirebilmekte, azaltılabilmekte veya devamlılı?ını sa?layabilmektedir. Dodge ve Garber, 1991’de yaptıkları çalı?mada duygu düzenleme becerilerinin genetik olarak bulunmadı?ını, sonradan (ya?amın ilk dönemlerinde) kazanıldı?ını, bu becerilere sahip olanların geli?imsel olarak daha avantajlı olduklarını belirtmi?lerdir.

Duygu düzenlemesi için bir ikilem söz konusudur. Bu ikilem temelde neyin düzenlendi?i ile alakalıdır. Fizyolojik uyarılma, nörolojik aktivasyon, bili?sel de?erlendirme, dikkat süreçleri ve tepki e?ilimleri gibi çok yönlü bile?enleri olan duygunun yönetiminde etkin birçok yol bulunmaktadır. Duygu düzenleme kavramı bu yollar göz önünde bulunduruldu?unda birle?tirici bir olgu haline gelmekte ve oldukça de?i?ik yorumlara elveri?li süreçleri içermektedir (Thompson, 1994: 5).

Duyguların bili?sel olarak yorumlanması ve duygu düzenlemenin geli?imi ile ilgili çalı?maların temelleri Arnold (1960) tarafından yapılmı? olan ara?tırmalara dayanmaktadır. Sonrasında yapılmı? çalı?malarda bireyin bir durum kar?ısında sergiledi?i tavırları, bireyde bu durumla kar?ı kar?ıya geldi?inde meydana gelen duygusal duygusal reaksiyonların do?asını ve duygusal reaksiyonların seviyesini duygu düzenlemenin yönetece?i belirtilmi?tir. Duygusal psikopatoloji üzerine yapılan bili?sel açıklamalarda sonuç çıkarma ve yükleme a?amalarında ki?isel özelliklerin bireyin psikopatolojiye olan e?iliminin temelinde bulunabilece?i ifade edilmi?tir (Ataman, 2011: 6).

4. ERGENLİK

S. Hall, J. J. Rousseau ve M. Montesori ergenlik dönemini yeniden do?u?, fırtına, stres olarak tanımlamı?lardır. Ergenlik döneminde bireyin psikolojik, biyolojik ve sosyal de?i?iklikler ya?aması ve bu sürece uyum gösterebilmesi için bir karma?a içerisinde bulunması bu tanımlamaların nedeni olarak gösterilmi?tir (Özbay ve di?., 2002).

Adolesans sözcü?ü Latincedeki “adolescere” sözcü?ünden gelmi?tir. Bu sözcü?ün Latince anlamı geli?mek, olgunla?maktır. Buradan da anla?ılaca?ı gibi ergenlik ergenlik bir durum de?il bir süreci kapsamaktadır. Ergenlik dönemi de?i?im, büyümek, ba?kala?ım ve mutasyon ile birlikte bireyin bedensel, ruhsal ve toplumsal alanlarda de?i?imini içeren dönemdir (Parman, 1997).

Ergen bireyler yeni do?an bebekler gibi kırılgan ve dayanıksızdırlar. Bununla birlikte ergen bireyler kabuk de?i?tiren yengeçlere benzetilebilirler. Ergenler bu dönemde tıpkı yengeçlerin kabuk de?i?tirdikleri dönemdeki savunmasızlıkları ve güçsüzlükleri gibi savunmasız ve güçsüz durumdadırlar (Parman, 2017).

Ergenlerin bu dönemde kar?ıla?tıkları darbelerin yarattı?ı izler, hayatları boyunca hissedilir. Ergenlik döneminde bireyler oldukça savunmasız, zayıf ve duyarlıdırlar.

5. YÖNTEM

Bu bölümde; ara?tırmanın tekni?i, evren örneklemi, veri toplama araçları, verilerin toplanması ve veri analiz yöntemine ili?kin bilgilere yer verilmi?tir.

Ara?tırmanın Amacı ve Önemi

Duygu düzenleme hem çocukların hem ergenlerin geli?iminde oldukça önem ta?ımaktadır. Kendileriyle ve ili?kileriyle ilgili neler hissettiklerini; hayal kırıklı?ı, stres, belirsizlik, kaygı gibi durumlarla nasıl ba?a çıktıklarını yakından etkilemektedir. Duygu düzenleme becerileri yeterince geli?memi? olan ergenlerin psikolojik sorunlar için risk ta?ıdı?ı bilinmektedir. Duygu düzenleme sorunu olan gençler kendilerine zarar verme, saldırgan davranı?lar gösterme, sigara ve alkol kullanımı gibi durumlar açısından da riski ta?ımaktadır. Duygularını daha iyi düzenleyen ki?ilerse daha mutlu, ya?amdan daha fazla doyum almakta, psikolojik açıdan daha sa?lıklı, riskli davranı?lar göstermeye daha az e?ilimli ve ki?iler arası ili?kilerde daha ba?arılı olmaktadırlar.

15- 17 ya? ergen grubu ergenli?in orta dönemini kapsamakta ve insanın ya?am döngüsünde çok önemli bir yer tutmaktadır. Çünkü ergen artık bedensel geli?imini büyük ölçüde tamamlamı? daha çok ruhsal, geli?imsel sorunları çözmek durumda oldu?u bir dönemdedir. Bireyde olu?an de?i?iklikler özellikle kimlik arayı?ı içinde olan ve toplumda herhangi bir rol üstlenmeye çalı?an ergenlere etkisi bakımından önemli bir konudur. Bunlarla birlikte, 15-17 ya? aralı?ında yani liseli ergenlerde gerek e?itim ve meslek hayatında gerekse sosyal ya?antıda bilgi ve becerilerini ortaya koyabilmede sorun ya?ama, olaylara daha objektif yakla?ma, sosyal ili?kilerde daha ba?arılı olabilme ve kar?ıla?ılan problemlere en sa?lıklı ?ekilde çözüm yolları üretebilme açısından yani bili?sel ve sosyal geli?im açısından di?er ergen gruplarına göre hazır bulunu?lukları daha fazladır. Ayrıca yeti?kinlik öncesi hazırlık dönemlerinden olan orta ergenlik varılacak kararlara temel olu?turması ve önemli bir dönem olması açısından bu ara?tırmada orta ergenlik düzeyinin çalı?ılması amaçlanmı?tır.

Alan yazın tarandı?ında mevcut de?i?kenlerle ilgili ara?tırmaların oldu?u gözlemlenmektedir. Bu ara?tırmalar daha öncede bahsedildi?i üzere farklı etmenler üzerine odaklanmı?tır. Bu ara?tırmada 15-17 ya? arası ergenlerde duygu düzenleme becerileri ile psikolojik dayanıklılıkları arasındaki ili?kinin belirli bir model çerçevesinde ortaya konulması amaçlanmaktadır. Yapılan ara?tırmalar sonucunda görülmektedir ki bu konu ile ilgili daha önce birebir benzer çalı?ma yapılmamı?tır. Bu nedenle çalı?manın literatüre sa?layaca?ı katkı önem ta?ımaktadır.

Ara?tırmanın Örneklemi

Bu ara?tırma Meslek Lisesi ve Anadolu Liselerinde aktif olarak kayıtlı ö?renciler üzerinde yapılacaktır. Ara?tırmanın evrenini, Bursa ilinde bulunan Meslek Lisesi ve Anadolu Liselerinde kayıtlı olan tüm aktif ö?renciler olu?turmaktadır. Ara?tırmanın örneklemini; 2020-2021 e?itim ö?retim yılında Bursa ili Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım ilçelerinde bulunan Meslek Lisesi ve Anadolu Liselerinde ö?rencili?ine aktif olarak devam eden ö?rencilerden olu?maktadır. Örnekleme ula?mada dijital platformlardan olan Google Forms tercih edilmi?tir. Gerekli izinler İl Milli E?itim Müdürlü?ünden alınmı?tır. Gerekli izin alındıktan sonra çalı?maya, 952 ö?renci katılmı?tır. Ö?rencilerin Google Forms üzerinden doldurdu?u anketlerden toplanan verilen zaman damgasına göre kaydedilmi?tir. Ölçeklere uygun verilmeyen cevaplar ve dikkatli doldurulmadı?ı tespit edilen anketler dı?lanarak 904 ö?rencinin doldurdu?u anket analize dâhil edilmi?tir.

Veri Toplama Araçları

Veri toplamak için hazırlanan anketin birinci bölümünde, örnekleme dâhil edilen ergenlerin Sosyo-demografik düzeylerini tespit edebilmek için altı soru hazırlanmı?tır. Hazırlanan bu sorular ile ergenlerin cinsiyetleri, karde? sayıları, sınıf tekrar etme durumları, sınıf düzeyleri ve ebeveyn e?itim durumları tespit edilmeye çalı?ılmı?tır.

Anketin ikinci bölümünde iki farklı ölçek kullanılmı?tır. Birinci ölçek Bulut, Do?an ve Altunda? (2013) tarafından geli?tirilip geçerlilik ve güvenilirlik çalı?ması yapılan Ergenlerde Psikolojik Dayanıklılık Ölçe?i ara?tırmada tercih edilmi?tir. Ölçek sahiplerine elektronik posta yolu ile ula?ıp izin alındıktan sonra kullanılmı?tır. Ölçe?in tamamı için 0,870, “aile deste?i” boyutu için 0,890, “akran deste?i” boyutu için 0,840, “okul deste?i” boyutu için 0,810, “uyum” boyutu için 0,700, “mücadele azmi” boyutu için 0,670 ve “empati” boyutu için ise 0,610 Croncbach Alfa de?erleri ifade edilmi?tir. Ölçek 29 maddede ve 6 alt boyuttan olu?maktadır. Bunlar: Aile Deste?i; 1, 2, 3, 4, 8, 9, 12, Akran Deste?i; 24, 25, 27, 28, 29, Okul Deste?i; 10*, 11*, 17*, 22*, 23*, Uyum; 5, 6, 7*, 13, Mücadele azmi; 14*, 15*, 16*, 18, 26*, Empati ise; 19, 20, 21’dir (* i?aretli olanlar ters puanlı sorulardır).

İkinci ölçek John ve Gross (2003) tarafından geli?tirilen, Türkçeye uyarlanması Ula?an-Özgüle ve Sümer (2017) tarafından yapılan Duygu Düzenleme Ölçe?i ara?tırmada tercih edilmi?tir. Ölçe?i Türkçeye uyarlayan ara?tırma sahiplerine elektronik posta yolu ile ula?ıp izin alındıktan sonra kullanılmı?tır. Ölçe?in aslı iki faktörden olu?maktadır. Cronbach’s Alpha de?erli 0,780, bastırma için 0,650 olarak ifade edilmi?tir. Ölçek 10 maddeden olu?makta olup tek boyut olarak de?erlendirilmi?tir.

6. BULGULAR

Ara?tırmanın bu bölümünde; ara?tırmada kullanılan anket ile elde edilen verilerin analiz sonucu bulgularına yer verilmi?tir. Bu do?rultuda bulgular bölümü iki a?amada de?erlendirilmi?tir. Birinci a?amada katılımcıların Sosyo-demografik verilerinin frekans analizi yapılarak elde edilen bulgulara yer verilmi?tir. İkinci a?amada ölçeklerden elde edilen verilere regresyon analizi uygulanmı?tır.

Sosyo-Demografik Bulgular

Ergenlerin cinsiyete göre da?ılımları incelendi?inde; 288 ki?i ile %31,86’sının erkek, 616 ki?i ile %68,14’ünün ise kadın oldu?u tespit edilmi?tir. Karde? sayısına göre da?ılımları incelendi?inde; 102 ki?i ile %11,28’inin tek çocuk, 459 ki?i ile %50,77’sinin iki karde?, 239 ki?i ile %26,44’ünün üç karde?, 65 ki?i ile %7,5’inin dört karde? ve 39 ki?i ile %4,31’inin be? ve üzeri karde? oldukları görülmektedir. Sınıf tekrar etme durumuna göre da?ılımları incelendi?inde; 886 ki?i ile %98,01’inin tekrar durumu ya?amadı?ını, 18 ki?i ile %1,99’ünün bir defa tekrar etti?ini ancak iki üzeri tekrar etme durumu olmadı?ı tespit edilmi?tir. Sınıf seviyesine göre da?ılımları incelendi?inde; 304 ki?i ile %33,63’ünün dokuzuncu sınıf, 302 ki?i ile %33,41’inin 10. sınıf, 180 ki?i ile %19,91’inin 11. sınıf, 118 ki?i ile %13,05’inin 12. sınıf oldu?u görülmektedir. Ebeveyn e?itim durumuna göre annesi ilkö?retim mezunu olanların oranı %.41,81 iken ortaö?retim mezunu olanların oranı %22,9, lise mezunu olanların oranı %24, üniversite mezunu olanların oranı %10,29 iken lisansüstü mezunu olanların oranı %1’dir. Baba e?itim durumuna göre da?ılımları incelendi?inde; babası ilkö?retim mezunu olanların oranı %.26,33 iken ortaö?retim mezunu olanların oranı %20,13, lise mezunu olanların oranı %32,74, üniversite mezunu olanların oranı %17,04 iken lisansüstü mezunu olanların oranı %3,76’dır.

Ara?tırma Ölçeklerinin Bulguları

Çalı?ma kapsamında kullanılan ölçeklere dair güven düzeylerinin tespit edebilmesi için Cronbach Alfa analiz sonuçlarına göre ölçekler ve alt faktörleri kendi içerisinde 0,628 ile Uyum alt faktörü en dü?ük, 0,935 ile Akran Deste?i alt faktörü en yüksek Chronbach Alfa katsayısı de?erini verdi?i tespit edilmi?tir. Bu durumda ölçeklerin güvenilir ve yüksek güvenilir düzeye sahip oldukları gözlemlenmi?tir.

Ara?tırma kapsamında;

15-17 ya? arası ergenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri demografik de?i?kenlere göre anlamlı düzeyde farklıla?makta mıdır?

15-17 ya? arası ergenlerin duygu düzenleme becerileri demografik de?i?kenlere göre anlamlı düzeyde farklıla?makta mıdır?

15-17 ya? arası ergenlerin duygu düzenleme becerileri psikolojik dayanıklılık düzeylerini olumlu bir düzeyde yordamakta mıdır?

15-17 Ya? Arası Ergenlerin Duygu Düzenleme becerileri; Aile Deste?i, Akran Deste?i, Okul Deste?i, Uyum, Mücadele Azmi ve Empati psikolojik dayanıklılık düzeylerinin alt boyutlarını olumlu bir düzeyde yordamakta mıdır?

hipotezleri olu?turulmu?tur. Psikolojik dayanaklılık düzeyleri cinsiyette, Uyum Faktöründe; karde? sayısında, aile deste?i faktöründe; sınıf tekrar etme durumunda, akran deste?i faktöründe; sınıf düzeyine göre akran, okul deste?i ve mücadele alt faktörlerinde anlamlı farklılık gözlemlenmi?tir (p<0,05).

Baba e?itim durumuna göre duygu düzenleme becerilerinde anlamlı farklılık gözlemlenmi?tir (p<0,05). E?itim seviyesi dü?ük olan grupların bir üst gruplara göre duygu düzenleme becerilerinin daha yüksek oldu?u tespit edilmi?tir.

Ergenlerin Duygu Düzenleme Becerilerindeki (DDB) artı?ın Psikolojik Dayanıklılık Düzeylerinde (PDD) artı?a neden oldu?unu tespit edebilmek için regresyon analizi yapılmı?tır. Regresyon analizi bulguları Tablo 1’de payla?ılmı?tır.

Tablo 1’de verildi?i üzere duygu düzenleme becerilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerine anlamlı ve pozitif yönde bir etkisinin oldu?u tespit edilmi?tir. Açıklanan güç de?eri R2, 138 olarak tespit edilmi?tir (R= ,371; R2= ,138; p<0,05). Bir ba?ka ifade ile psikolojik dayanıklılıktaki artı?ın %14’ü Duygu Düzenleme becerilerindeki artı? ile açıklanabilmektedir. Beta katsayısı p<0,05 göre, 371 de?erini verdi?i için Duygu Düzenleme becerilerindeki artı? Psikolojik Dayanıklılık üzerinde anlamlı etkiye sahip oldu?u tespit edilmi?tir.

DDB B Std. Sapma (β) t P R R2 F p
PDD 2,784 ,104 ,371 26,87 ,000 0,371 ,138 144,10 0,001

Tablo 1: DDB, PDD Yordamasına İli?kin Regresyon Anali

Ergenlerin Duygu Düzenleme Becerilerindeki (DDB) artı?ın Psikolojik Dayanıklılık Düzeylerinin alt faktörlerinde (PDD) artı?a neden oldu?unu tespit edebilmek için çoklu regresyon analizi yapılmı?tır. Çoklu regresyon analizinin bulguları Tablo 2’de payla?ılmı?tır.

Analizin sonucunda anlamlı bir regresyon modeli, F(6, 897) = 43,594, p<.001, ve duygu düzenleme becerilerindeki varyansın %22’sini (R2 adjusted =.22) alt faktörler tarafından açıklandı?ı tespit edilmi?tir. Bu duruma göre, Aile Deste?i duygu düzenleme becerilerini anlamlı ve olumlu ?ekilde yordamaktadır, “β = ,21, t (897)= 5,90, p<,001, pr2=,03”. Uyum duygu düzenleme becerilerini anlamlı ve olumlu ?ekilde yordamaktadır, “β = ,19, t (897)= 5,50, p<,000, pr2=,03”. Empati duygu düzenleme becerilerini anlamlı ve olumlu ?ekilde yordamaktadır, “β = ,24, t (897)= 6,90, p<,000, pr2=,05”.

De?i?kenler Std. Olmayan Katsayılar Std. Katsayılar        
B Std. Sapma β t P R R2
Aile Deste?i Faktörü ,215 ,036 ,214 5,896 ,000 ,475 ,221
Akran Deste?i Faktörü -,029 ,029 -,034 -1,008 ,314
Okul Deste?i Faktörü -,016 ,031 -,017 -,516 ,606
Uyum Faktörü ,177 ,032 ,188 5,497 ,000
Mücadele Faktörü -,010 ,029 -,011 -,336 ,737
Empati Faktörü ,237 ,034 ,239 6,896 ,000

Tablo 2: DDB ile PDD Alt Faktörleri Çoklu Regresyon Analizi

Aile deste?i, uyum ve empati alt faktörleri duygu düzenleme becerileri ile yordanırken; akran, okul deste?i ve mücadele faktörleri duygu düzenleme becerileri ile yordanmamaktadır. Genel olarak duygu düzenleme becerilerindeki varyansın %22’sini alt faktörler tarafından açıklandı?ı tespit edildi?i için duygu düzenleme becerilerinin, psikolojik dayanıklılık düzeyleri aile deste?i, uyum ve empati alt boyutlarını olumlu bir düzeyde yordamaktadır

7. SONUÇ

Bu ara?tırmada, ergenlerin psikolojik dayanıklılıkları ile duygu düzenleme becerileri arasındaki ili?ki incelenmi?tir. Ara?tırma sonucunda elde edilen bulgular;

• Ergenlerde psikolojik dayanıklılık, sosyo-demografik de?i?kenler tarafından genel olarak pozitif ve anlamlı bir ?ekilde yordanmaktadır.

• Ergenlerde duygu düzenleme becerileri sosyo-demografik de?i?kenler tarafından kısmen pozitif ve anlamlı bir ?ekilde yordanmaktadır.

• Ergenlerde duygu düzenleme becerilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerini pozitif ve anlamlı bir düzeyde yordamaktadır.

• Ergenlerde duygu düzenleme becerilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerinden; aile deste?i, uyum ve empati alt boyutlarını olumlu bir düzeyde yordamaktadır.

8. SONUÇLARI ELDE EDİLMİ?TİR.

Tartı?ma ve Öneriler

Psikolojik dayanıklılık düzeylerinin sosyo-demografik de?i?kenler açısından farklıla?tı?ı öngörülmü?tür. Literatürde (Benard, 1996; Garmezy, 1993) erkeklerin genellikle psikolojik sıkıntılardan, felaket ya da ayrılık durumlarından kızlara oranla daha çok etkilendikleri tespit edilen çalı?malara rastlanmı?tır. Psikolojik dayanıklılı?ın cinsiyete göre farklıla?tı?ı konusunda bir fikir birli?i bulunmamaktadır. Bazı ara?tırmalar (Hannah ve Morrisey, 1987; Cole, Field ve Harris, 2004; Önder ve Gülay, 2008; Bozgeyikli ve ?at, 2014) psikolojik dayanıklılı?ın cinsiyet üzerinde etkili oldu?unu ifade ederken, bazı ara?tırmalar (Chan, 2003; Terzi, 2008; Sezgin, 2012; Yalçın, 2013; Kılınç, 2013) ise cinsiyete göre farklıla?madı?ını belirtmi?lerdir. Bu çalı?mada elde edilen bulgulara göre cinsiyet de?i?keninde erkek katılımcıların kadın katılımcılara göre uyum düzeyinin daha yüksek oldu?u tespit edilmi?tir. Karde? sayısı de?i?keninde karde? sayısı az olan grupların daha çok olan gruplara göre aile deste?i algısı düzeylerinin daha yüksek oldu?u tespit edilmi?tir. Sınıf tekrarı de?i?keninde, sınıf tekrarı yapmayan katılımcıların bir defa sınıf tekrarı yapan katılımcılara göre algıladıkları akran deste?i düzeyinin daha yüksek oldu?u tespit edilmi?tir. Sınıf seviyesi de?i?keninde akran, okul deste?i ile mücadele durumlarında daha yüksek algılara sahip olundu?u tespit edilmi?tir. Ebeveyn e?itim durumu de?i?keninde öngörüldü?ünün aksine anne e?itim durumu ergenlerin psikolojik dayanıklılık düzeylerini etkilemezken, baba e?itim durumu etkilemektedir. Etkileyen grup olarak; e?itim seviyesi daha dü?ük olan babalara ergenlerin mücadele durumunda daha yüksek algıya sahip oldukları tespit edilmi?tir.

Yanıt aranan ikinci problem cümlesinde duygu düzenleme becerilerinin sosyo-demografik de?i?kenler açısından farklıla?tı?ı öngörülmü?tür. Ancak baba e?itim durumu haricinde hiçbir de?i?kenin ergenlerin duygu düzenleme becerilerinde farklıla?maya neden olmadı?ı tespit edilmi?tir. İlgili tespit birinci problem cümlesini destekler niteliktedir. Baba e?itim seviyesi dü?ük olan gruplarda bir üst gruplara göre duygu düzenleme becerilerinin daha yüksek olması sosyal baskı ve beklentilere ba?lı olarak ergenlerde erken duygusal geli?imlerin meydana gelmesi ile açıklanabilir.

Yanıt aranan üçünü problem cümlesinde duygu düzenleme becerilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerini olumlu bir düzeyde yordadı?ı öngörülmü?tür. Bu do?rultuda yapılan analiz sonucu bulgularına göre ergenlerin duygu düzenleme becerilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerine anlamlı ve pozitif yönde bir etkisinin oldu?u tespit edilmi?tir. Ergenlerin duygu düzenleme becerileri ve psikolojik dayanıklılık düzeylerinden etkilenmekte olup bu tespit ile ö?retim ve e?itim yöntem ve materyalleri yönlendirilebilir. Psikolojik dayanıklılık düzeyleri yüksek olan bireylerin sosyal ili?kilerinin, toplumsal becerilerinin, kar?ısına çıkan problemlerle ba? edebilme kabiliyetlerinin geli?mi? oldu?u, sorunlar kar?ısında olumlu tavırlar sergileyebildi?i ve hayattaki amaçlarını net ve kararlı bir ?ekilde ortaya koyabildikleri ifade edilmektedir (Ergün-Ba?ak ve Can, 2012: 6). Ara?tırmada da ergenlerin psikolojik dayanıklılık düzeyleri duygu düzenleme becerilerini etkilenmekte olup ilgili açıklamalar ile örtü?mektedir.

Bu ara?tırmaya yakın çalı?malar yürüten ara?tırmacıların; risk altındaki çocuklarda duygu düzenleme becerilerinin psikolojik sa?lamlı?ı ve kırılganlı?ı arttırdı?ının tespit edildi?i (Thompson ve Calkins, 1996), duygu düzenleme ve psikolojik sa?lamlık arasında anlamlı bir ili?kinin tespit edildi?i (Greenberg, 2006), psikolojik sa?lamlı?ın varyansını açıklayan en önemli de?i?kenlerin uyumlu bili?sel duygu düzenleme stratejileri ve otomatik dü?ünceler oldu?u (Kaya, 2015), sosyo-ekonomik açıdan dezavantajlı ergenlerde psikolojik sa?lamlık ile duygu düzenleme güçlü?ü arasında anlamlı ve negatif yönlü ili?kinin tespit edildi?i (Sünbül, 2016), ebeveyn kaybı ya?amı? ergenlerde duygu düzenlemenin psikolojik sa?lamlı?ı yordadı?ı (Eren, 2017), ergenlerde psikolojik sa?lamlık üzerinde duygu düzenlemenin aracı bir etkisinin oldu?u (Ero?lu, 2019) çalı?malar ile de sonuçlar örtü?mektedir.

Yanıt aranan dördüncü problem cümlesinde duygu düzenleme becerilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin aile deste?i, akran deste?i, okul deste?i, uyum, mücadele azmi ve empati alt boyutlarını olumlu bir düzeyde yordadı?ı öngörülmü?tür. Bu do?rultuda yapılan analiz sonucu bulgularına göre ergenlerin duygu düzenleme becerilerinin psikolojik dayanıklılık düzeylerine anlamlı ve pozitif yönde bir etkisinin oldu?u tespit edilmi?tir.

Aile deste?i ve uyumun duygu düzenleme becerileri ile yordanması açısından bu ara?tırmaya yakın durumları inceleyen ara?tırmacıların; aileleri bo?anmı? ve bo?anmamı? ergen gurupları içerisinde bo?anmı? olan ergenlerin yalnızla?tı?ı ve arkada? çevresinde uyum sorunu ya?adı?ı tespit edilen (Saraço?lu, 2000; Pancar, 2009) çalı?malar ile uyu?maktadır. Benzer olarak olumsuz durumlara maruz kalan ergenlerde uyum ve duygu düzenleme becerileri arasında anlamlı ve pozitif ili?ki tespit eden (Min ve di?., 2013; Kaya, 2015) çalı?malarla da tutarlılık göstermektedir. Empati alt boyutunun duygu düzenleme becerileri ile yordanması açısından incelendi?inde literatürde benzer çalı?maya rastlanılmamı?tır.

Ancak aile deste?inin duygu düzenleme becerileri üzerinde bir farklılı?a neden olmadı?ı tespit edilen (U?ur, 2020), ayrıca aile deste?inin yoklu?unda akran deste?ine sı?ınıldı?ını (Çelen, 2011) hatta ilerleyen ergenlik dönemlerinde ebeveynlerden uzakla?ılarak akranlar ile kurulan ili?kilere ba?lı olarak ve akran gurubundan alınan destekle duygu düzenleme becerilerinin geli?ti?i tespit edilen çalı?malar (Eisenberg ve Morris, 2002; Silk ve di?., 2003; Çelen, 2011) ile tezat olu?turmaktadır. Okul deste?i ve mücadele alt boyutlarının duygu düzenleme becerileri ile yordanması açısından incelendi?inde literatürde benzer çalı?maya rastlanılmamı? ve çalı?maların genel olarak ergenlerin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin tespitine yönelik oldu?u gözlemlenmi?tir.

Tespit edilen bulgular içerisinde akran deste?inin duygu düzenleme becerileri ile yordanmaması açısından literatürdeki çalı?malarla tezat olu?turdu?u söylenebilir. Akran deste?inin ergenler üzerinde etkili oldu?unu ve duygu düzenleme becerilerine katkı sa?ladı?ını tespit eden çalı?malar (Saraswati ve Suleeman, 2018; U?ur, 2020) ile benze?memektedir. Saraswati ve Suleeman (2018) bo?anmı?, yeniden evlenmi? ve evli ailelerdeki geç ergenlerin sa?lamlık ve arkada?lık kalitesi arasındaki ili?kisini incelemi?tir. Çalı?mada sa?lamlık ve arkada?lık kalitesi arasında pozitif ili?ki oldu?u tespit edilmi?tir. U?ur (2020) ön ergenlik döneminde akran grubu tarafından reddedilenler sapkın davranı?lara sahip oldu?u gibi depresyon ve yalnızlık ya?adıkları belirtilmi?tir. Ayrıca anne-babadan ziyade akran gruplarının etkin rolü oldu?unu belirtmi?tir. Ancak ara?tırama sınırlılıkları kapsamında, co?rafi ve kültürel farklılıklara ba?lı olarak ergenlerin evrensel özellikler göstermedi?i dü?ünülmektedir.

Elde edilen bulgular do?rultusunda ergenlerin duygu düzenleme becerilerini arttırmaları ve hedefleri do?rultusunda düzenleyebilmeleri ya?ayacakları zorluklara kar?ı daha yetkin olmalarına avantaj sa?layabilecektir. Bu durum neticesinde psikolojik dayanıklılıkları da artarak daha mutlu bir hayat ya?ama ve çevrelerine kar?ı verimli birer birey olma imkânları olacaktır.

Ara?tırmanın sonuçlarına ve ileride yapılacak çalı?malara yönelik olarak bazı öneriler geli?tirilmi?tir. Ara?tırma sonuçları içerisinde ergenlerde psikolojik dayanıklılık ile sosyo-demografik de?i?kenler tarafından etkilenmesine ba?lı olarak ergenlerin lise e?itimlerinin ilk yıllarında kendi aralarında ve ö?retmenleri ile daha verimli ileti?imler kurabildi?i veya kurdukları ileti?imlerin daha güçlü olması ancak ilerleyen yıllarda bu ileti?imin azalmasıdır. Ayrıca mücadele algılarının sınıf seviyesi arttıkça azaldı?ı gözlemlenmi?tir. Bu durumun önüne geçmek ergenlerin psikolojik dayanıklılıklarını arttırmada önem ta?ımaktadır. Ergenlere verilen rehberlik ve danı?manlık hizmetlerinin arttırılması, ö?retmenlerin ergenler ile daha çok ileti?im kurabilmesine imkân sa?layacak sosyal ortamların olu?turulması ergenlerin psikolojik dayanıklılık düzeylerinin pozitif olarak etkilenmesine katkıda bulunacaktır.

Ergenlerin duygu düzenleme becerilerinin geli?tirilmesi için okullarda ebeveynlere yönelik ergen dü?ünce yapısı konusunda yürütülebilecek atölye çalı?maları ile psikolojik açıdan daha dayanıklı ergenlerin yeti?tirilmesine aile deste?i algısı ile katkıda bulunulabilir. Aynı kapsamda ebeveyn-ergen ve ö?retmen-ergen ili?kisinin arttırılmasına yönelik, liselerdeki rehber ö?retmenler ile ebeveynlere ve ö?retmenlere bilgilendirici toplantılar düzenlemek ergenler ile daha sa?lıklı ili?kiler kurulmasına ba?lı olarak duygu düzenleme ve psikolojik dayanıklılıklarının arttırılması açısından faydalı olacaktır.

Sosyo-ekonomik ?artlara ba?lı olarak ebeveyn katılımının dü?ük oldu?u bölgelerde ergenlere, kendi kendine duygu düzenleme becerilerini geli?tirebilmeye yönelik atölye çalı?malarının okullarda düzenlenmesi sa?lanarak geli?imlerine katkıda bulunula bilinir.

Psikolojik sa?lamlık üzerinde etkisi olan duygu düzenleme becerilerinin arttırılması konusunda okullarda rehber ö?retmenler tarafından grup çalı?maları ve danı?manlıkları yürütülerek akran deste?i ve okul deste?i algıları geli?tirilebilir.

Duygu düzenleme becerilerinin refah ve kültür düzeyine ba?lı olarak kırılganlı?ının önüne geçebilmek için rehber ve sınıf ö?retmenlerinin düzenleyecekleri etkinlikler ile ergenlerin psikolojik sa?lamlıklarına katkıda bulunula bilinir.

Liselerde çalı?an rehber, sınıf ö?retmenlerine ve idarecilere duygu düzenleme becerileri ve psikolojik sa?lamlık düzeylerine dair MEB ve AÇSHB tarafından hizmet içi e?itim programları düzenlenerek bilgi düzeyleri arttırılıp ergenlere daha verimli bir ?ekilde destek olmaları ve ruh sa?lıklarının korunmasında daha önemli rol almaları sa?lanabilir. Ayrıca yerel yönetimlerin ilgili birimleri ile okul yönetimlerinin ortakla?a yürütece?i ergen-ebeveyn arasında köprü olu?turacak empati a?ırlıklı etkinlikler düzenlemesi önerilebilir.

Ara?tırma sonuçları kapsamında ileride bu alanda ara?tırma yapacak akademisyenlere de bazı öneriler geli?tirilmi?tir. Bu ara?tırma Bursa ili Osmangazi, Nilüfer ve Yıldırım ilçelerinde bulunan Meslek Lisesi ve Anadolu Liselerinde ö?rencili?ine aktif olarak devam eden ergenler üzerinde gerçekle?tirilmi?tir. Ara?tırma farklı lise guruplarında ve e?itim-ö?retim hayatına devam etmeyen ergenlerde tekrarlanabilir. Ayrıca co?rafi ko?ullar da dikkate alınarak Türkiye’nin di?er illerinde de ö?renim gören ergenlerle kar?ıla?tırmalı çalı?malar yürütülebilir.

Bu ara?tırmada tercih edilen demografik de?i?kenlere göre incelenmeler yapılmı?tır. Ara?tırmanın daha çe?itli demografik de?i?kenlerle ili?kisine yönelik çalı?malar yapılabilir. Öncelik olarak ebeveyn çalı?ma durumu ve gelir düzeylerinin dikkate alınması elde edilecek tespitler açısından önem ta?ıyacaktır.

Bu ara?tırma aktif olarak e?itim-ö?retim hayatına devam eden ö?renci ergenler üzerinde yapılmı?tır. Farklı örneklem gruplarıyla da tekrarlanabilir. Çocuk ve gençlik ceza infaz kurumlarındaki ve i? hayatındaki ergenler ile ö?renci ergenler arasında tekrarlanarak sonuçlar kar?ıla?tırılabilir.

Yapılacak bu ara?tırmalar ile literatür geli?tirilerek ülkemizin bekası ve yarını olan gençlerin geli?imlerinin desteklenmesine yönelik programlar, çalı?malar ve hukuksal düzenlemelere yol gösterici olunabilir. Ergenlerin anla?ılması ve yeti?tirilmesi yarınların yeti?kinlerini ?ekillendirdi?i bilinmeli ve yapılacak çalı?maların mahiyetinin farkında olarak daha titiz ve özverili tutumlarda bulunulmalıdır.

KAYNAKÇA

  1. Altundağ, Y. (2013). Anne-Babası Boşanmış Ergenlerin Psikolojik Dayanıklılık Düzeylerinde Yordayıcı Değişkenler Olarak Yaşam Doyumu ve Yalnızlık. Abant İzzet Baysal Üniversitesi, Bolu.
  2. Indexed at, Google Scholar, Crossref

  3. Benard, B. (1996). Resilience Research: a Foundation for Youth Development. New Designs for Youth Development, 12, 14-18.
  4. Indexed at, Google Scholar, Crossref

  5. Bozgeyikli H. ve Şat A. (2014). Öğretmenlerde Psikolojik Dayanıklılık Ve Örgütsel Vatandaşlık Davranışlarının Bazı Değişkenler Açısından İncelenmesi: Özel Okul Örneği. HAK-İŞ Uluslararası Emek ve Toplum Dergisi, 3(5), 172-191.
  6. Google Scholar, Crossref

  7. Cole, M. S., Field, H. S. ve Harris, S. G. (2004). Student Learning Motivation and Psychological Hardiness: Interactive Effects on Students Reactions to a Management Class. Academy of Management Learning and Education, 3(1), 64-85.
  8. Indexed at, Google Scholar, Crossref

  9. Eisenberg, N. ve Morris, A. S. (2002). Children’s Emotion-Related Regulation. In: Reese H, Kail R, Editors. Adv Child Dev Behav Pp. 189–229.
  10. Google Scholar, Crossref

  11. Ergün-Başak, B. ve Can, G. (2018). Düşük Gelirli Ailelerden Gelen Üniversite Öğrencilerinin Öz-duyarlılık, Sosyal Bağlılık ve iyimserlik Düzeyleri ile Psikolojik Dayanıklılık Düzeyleri Arasındaki İlişkilerin İncelenmesi. İlköğretim Online, 17(2).
  12. Indexed at, Google Scholar, Crossref

  13. Garmezy, N. (1993). Children in Poverty: Resilience Despite Risk. Psychiatry, 56(1), 127–136.
  14. Indexed at, Google Scholar, Crossref

  15. Greenberg, M. T. (2006). Promoting Resilince in Children and Youth: Preventive İnterventions and Their İnterface With Neuroscience. Annals of the New York Academy of Sciences, 1094 (1), 139-150.
  16. Indexed at, Google Scholar, Crossref

Announcements

You can send your paper at https://www.scholarscentral.org/submissions/international-social-research.html

  • The Journal of International Social Research / Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi ISSN: 1307-9581, an international, peer-reviewed, on the web publication, from 2007 will be issued least four times annualy.
  • Our journal is an independent academic publication based on research in social sciences, contributing to its field and trying to publish scientific articles that will bring innovation to the original and social sciences.
  • The journal has got an international editorial board and referee board, mainly embodied from the each individually professional on the social research fields.
  • Uluslararası Sosyal Araştırmalar Dergisi / The Journal of International Social Research became a member of Cross Reff since 2014 and started to assign DOI numbers to the articles. image
Google Scholar citation report
Citations : 27

The Journal of International Social Research received 27 citations as per Google Scholar report

The Journal of International Social Research peer review process verified by publons
Get the App