

Research Article - (2026) Volume 19, Issue 132
Received: Jan 01, 2026, Manuscript No. jisr-26-182910; Editor assigned: Jan 03, 2026, Pre QC No. jisr-26-182910(PQ); Reviewed: Jan 17, 2026, QC No. jisr-26-182910; Revised: Jan 22, 2026, Manuscript No. jisr-26-182910(R); Published: Jan 29, 2026
This article argues that the incident which occurred in Salonika on May 5–6, 1876, known as the "Salonika Affair," had a negative impact on conversion movements. The study is based on archival sources. A Bulgarian girl named Istefana from the kaza of Avrethisar went to Salonika to register her conversion at the Salonika Court. Non-Muslims, claiming she had been "abducted," took the girl from the station and first brought her to the American Consulate, then to the French Consulate. In the ensuing commotion, the French Consul Jules Moulin and the German Consul Henry Abbott were killed. The incident quickly turned into an international crisis. France and Germany issued a note to the Ottoman Empire, while England and Russia also intervened. To ease Western pressure, the Ottoman Empire established an extraordinary court and executed six of those held responsible. The Salonika Affair further reinforced this pressure. In order to measure the impact of the Salonika Affair on conversions, conversion events that occurred during the 36 years prior to 1876 were compared to those that occurred from the Salonika Affair until 1912. While 89 conversions occurred in the 36 years before the Salonika Affair, only 67 conversions occurred in the 36 years following the same incident. Non-Muslims continually tried to obstruct conversion movements. Western countries increased their pressure on the Ottoman Empire. To balance this pressure, the Ottomans made the conversion process more difficult. As a result, the Salonika Affair negatively affected conversions.
Ottoman Empire, Salonika Affair, Non-Muslim, Conversion, Consulate...
GiriÃÂ ÂÂ
Tarihte “Selanik Vakası”, “Selanik Hadisesi”, “Kız Vakası” ve günümüzde daha çok “Selanik Olayı” olarak bilinen hadise 5–6 Mayıs 1876’da Selanik’te vuku bulmuÅtur. Bu hadise yerel düzeyde kalmamıÅ, il ve ülke sınırlarını aÅarak milletlerarası siyasi bir krize dönüÅmüÅtür. Ahmet OÄuz’un 1876 Selanik Vak’ası Osmanlı’nın Balkan Siyaseti adlı kitap çalıÅması konuyla ilgili yapılmıŠilk kapsamlı çalıÅmadır, denebilir. İkinci önemli çalıÅma Muzaffer Tepekaya’ya aittir. Belleten Dergisi’nde “Selanik Vilayeti Almanya ve Fransa Konsoloslarının Öldürülmesi Olayı (6 Mayıs 1876)” baÅlıÄıyla yayımlanan makalede yazarın, yerli arÅiv belgelerinden istifade etmekle birlikte İngiltere, Fransa ve Almanya gibi Batılı ülkelerin arÅivlerinde konuyla ilgili yer alan belgelere daha çok yer verdiÄi söylenebilir. Firdevs Çınar’ın Fransız Basınında Selanik Olayı (1876) baÅlıklı yüksek lisans çalıÅması Muzaffer Tepekaya’nın çalıÅmasına kıyasla olaya taraf olan ülke bazında daha tafsılatlı bir araÅtırma olarak görülebilir. Koray Demir’in 1876 Selanik Hadisesinde Diplomatik Baskılar, Toplumsal Tahrikler ve Tepkiler isimli yüksek lisans çalıÅması da olayın sebep olduÄu iç kargaÅalıkların yanı sıra aÄırlıklı olarak batılı devletlerin Selanik hadisesine bakıÅını irdelediÄi vurgulanabilir.
Yukarıda sıralanan araÅtırmalar Selanik Vakası’nın ülke içinde ve batılı ülkeler nezdinde neden olduÄu geliÅmelere odaklanırken, sözü edilen çalıÅmaların ya da benzerlerinin hiç birisi, adı geçen vakanın ihtida hareketlerine olan etkisini konu edinmemiÅtir. Biz bu çalıÅmada Selanik Vakası’na atıf yapmakla beraber, olayın gayrimüslimlerin ihtida etmesine olan etkisini incelemeye ve ölçmeye çalıÅtık. Bu kapsamda 1876 tarihini merkeze koyarak bu tarihten 36 yıl öncesiyle aynı tarihten 36 yıl sonrasını ihtida açısından mercek altına aldık. DiÄer bir ifadeyle 1840-1912 yılları arasında Selanik’te ve taÅrasında meydana gelen ihtida hareketlerini hem Selanik Åer’iye Sicilleri’nden hem de Osmanlı ArÅivi’nin ilgili fonlarından tablolar eÅliÄinde isim isim irdeledik. Böylece Selanik Vakası’nın ihtida hareketlerine etkisini ortaya koymaya çalıÅtık. Bu açıdan bakıldıÄında çalıÅmamızın özgün olduÄunu, yanı sıra Tanzimat dönemiyle Selanik Vakası’nın Osmanlı’nın diÄer bölgelerindeki ihtidalara etkisini ölçecek yeni çalıÅmalara ufuk açacaÄını belirtmek gerekir.
Avrethisari’nin Bogdantza köyünden tahminen 19 yaÅında İstefana adlı Ortodoks bir Bulgar kızı, AyÅe ismini alarak ihtida etmiÅ ve Selanik KadılıÄı’nda kurulacak bir İhtida Meclisi’nin ardından MüslümanlıÄını tescil ettirerek resmiyete kavuÅturmak istemiÅtir. Nitekim mühtediye AyÅe 5 Mayıs 1876’da yeni dinini tescil etmek üzere trenle Avrethisarı’ndan Selanik’e gitmiÅtir (Hariciye Nezareti Mektubi Kalemi HR.MKT, No. 932, Gömlek No. 1).
İstefana'nın ihtidasını kadılıkta tescil etme isteÄini haber alan Bulgar ve Rum din adamları, AyÅe’nin ihtidasını kabul etmemiÅ ve “kaçırıldıÄını” ileri sürerek 150 kiÅilik bir gurupla onu istasyondan zorla kaçırarak önce Amerikan KonsolosluÄu’na götürmüÅtür. Selanik Valisi EÅref PaÅanın Sadaret’e çektiÄi telgrafa göre İstefana’yı istasyondan arabayla bizzat Amerika’nın Selanik Konsolos Vekili Nikolagi Haci Lazari kaçırmıÅtır. Vali, Lazari’nin muhtediye kızı konsolosluktaki evinde sorgulamasına itiraz ederek Amerika Sefaretinden daha makul birisinin tayin edilmesinin saÄlanmasını istemiÅtir (HR.MKT, No. 932, Gömlek No. 1; Tepekaya, 2013, 77/280, 1034).
İstefana, vekil konsolos Lazari’nin sorgusundan sonra Fransız KonsolosluÄu’na götürülmüÅtür. Oysa meri hukuka göre birinin İslam’ı seçme isteÄine mani olmak dinî özgürlüklerin açıkça ihlal edilmesi anlamına geliyordu. Olaydan haberdar olan Müslüman halk valiliÄin önünde toplanarak galeyana gelmiÅ ve 6 Mayıs’ta Fansız KonsolosluÄu’nu ablukaya almıÅtır. Çıkan arbedede öfkeli halk, olayları yatıÅtırmaya çalıÅan Fransız Konsolosu Jules Moulin ile Alman Konsolosu Henry Abbott’u Saatli Cami civarında linç ederek katletmiÅtir.
Artık bu noktadan sonra hadise milletlerarası siyasi krize dönüÅmüÅ, Fransa, Almanya, İngiltere ve Rusya fırsattan istifade ederek Selanik’e askeri donanma gönderme kararı almıÅtır. Selanik Vakası’nın akabinde Fransa, Rok Dukaz aracılıÄıyla Tolon Limanı’nda bulunan askeri donanmasını hemen harekete geçirmiÅtir. Ancak katillerin, ihmali bulunan devlet memurlarının cezalandırılması ve maktullerin naaÅlarının ihtiramla kaldırılması konusunda Osmanlı hükümetinin verdiÄi teminatlar üzerine adı geçen donanma Yunanistan’ın Pire limanına demir atmıÅtır (Dosya Usulü İradeler İ.DUİT, No. 138, Gömlek No. 37).
Osmanlı hükümetinin verdiÄi en önemli teminat sorumluların kısa sürede tespit edilip adil bir Åekilde cezalandırılması olmuÅtur. Bunun için olaÄanüstü bir mahkeme kurulmuÅ ve PadiÅah’ın iradesiyle Vali Mehmet Refet Efendi’nin bir yıl müddetle Seraskeri’de tevkifine dair karar verilmiÅtir (HR.MKT, No. 933, Gömlek No. 90). Yanı sıra Osmanlı Hükümeti, Adliye MüfettiÅi Vahan Efendi ile yeni Selanik Valisi EÅref PaÅa’yı vuku bulan hadiseyi tahkik etmekle görevlendirmiÅtir. Yapılan tahkikata göre Bulgar kızının Selanik’e vardıÄı gün Amerikan Konsolosu’nun orada bulunduÄu, ancak hiçbir resmi sıfatı olmadıÄı halde Konsoloshane’de ikamet eden ve Rusya uyruklu kardeÅi Lazari’nin, mühtediye Bulgar kızını bir gece kendi hanesinde alıkoyduÄu, ertesi günün sabahında da iade ettiÄi açıkça anlaÅılmıÅtır (Hariciye Nezareti Tercüme Odası HR.TO, No. 553, Gömlek No. 11).
Adliye MüfettiÅi Vahan Efendi’nin 16 Mayıs 1292 tarihli telgrafla Hariciye Nezareti’ne çektiÄi telgrafa göre kurulan mahkemede tutuklanan zanlıların adaletle yargılandıÄı, devlet memurlarının Åahadetiyle bir süre önce tutuklanan 6 kiÅiyle beraber, 9 kiÅinin de konsolosların bilfiil katilleri oldukları sabit olmakla idamlarına, meclis üyeleri ve ileri gelenlerin Åahadetleriyle halkı tahrik ederek silahlanmaya teÅvik suçundan 2 kiÅinin müebbet kürek cezasına çarptırılmasına, 14 kiÅinin isnad edilen suçların derecesine göre geçici olarak kürek ve hapis cezasıyla cezalandırılmasına hükmolunmuÅtur. Ayrıca zanlı bazı memurların yanında henüz haklarında kesin hüküm verilmemiÅ üç zanlı daha olmuÅtur. Telgrafta ayrıca hadisenin meydana gelmesinde isteyerek dahli olanların cezalandırılmasının yerel hükümet organlarınca titizlikle yapılacaÄının altı çizilmiÅtir (İ.DUİT, No. 138, Gömlek No. 41).
Öte yandan İngiltere, Almanya ve Fransa büyükelçileri Selanik Vakası’nda devlet memurlarının dahli olduÄunu dillendirmeye devam etmiÅ ve onların da cezalandırılmasını istemiÅtir. Yanı sıra yapılacak muhakemede kendi memurlarının da bizzat sorgulama heyetine katılmasını, aksi halde Selanik açıklarında demirleyen savaÅ gemilerinin askeri harekata geçeceÄini bildirmiÅtir. Tehditler üzerine Vali EÅref PaÅa ve Vahan Efendi, adı geçen devletlerin büyükelçileriyle konuyu müzakere etmiÅ, devlet memurlarının sorgulamasının Osmanlı kanunlarına göre yapılması, yabancı unsurların muhakeme sürecine karıÅmaması ve isterlerse mahkeme sürecini izleme hususunda onlarla mutabakata varmıÅtır (İ.DUİT, No. 138, Gömlek No. 41).
İstefana’nın ihtidası Selanik vilayetinde ilk defa vuku bulan bir hadise olmamıÅtır. Ondan önce birçok kadın ihtida ederek müslümanlıklarını Selanik KadılıÄı’nda tescil etmiÅtir (Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri SÅS (1222-1223), No. 188, 1a; SÅS, 1226, No. 192, 1a; SÅS, 1238, No. 209, 54b; SÅS, 1252, No. 232, 1a). Nitekim Selanik Åer‘iye Sicilleri üzerinde yapılan bir araÅtırmada 1695-1879 yılları arasında 184 yılda 1070 civarında ihtida kaydı tespit edilmiÅtir. Söz konusu ihtidaların dörtte birinin kadınlara ait olduÄu görülmüÅtür (Bayram, 2025, 18). Her ne kadar mühtedilerin mensup oldukları cemaat liderleri ve din adamları ihtidaların “kaçırma”, “zorla” ve “kandırma” ile yapıldıÄını sürekli dile getirip konsolosluklara baÅvurmuÅlarsa da, Selanik Hadisesi gibi toplumsal kargaÅaya neden olabilecek bir olaya Åahit olunmamıÅtır (SÅS, 1262, No. 248, 1a).
Cemaatlerin muhtedilere karÅı geliÅtirdikleri bu dıÅlayıcı söyleme karÅılık Müslümanlar da devletin gücünü arkalarına alarak “arka çıkama” duygusuyla ihtida hareketlerini sahiplenmeye çalıÅmıÅtır. Cemaat liderlerinin ihtida olaylarını yukarıda süzü edilen sıfatlarla konsolosluklara Åikayet etmesi Rusya, İngiltere ve Fransa gibi etkili devletlerin ihtida olaylarına Åüpheyle yaklaÅmasına neden olmuÅ ve söz konusu Åüphe Osmanlı Devleti’ne karÅı sürekli dıŠbaskı aracına dönüÅmüÅtür.
O halde İstefana’nin ihtidası özelinde meydana gelen olayların, katledilen konsolosların ve ortaya çıkan kimi siyasi sonuçların, yeknesak olarak Tanzimat ile Islahat Fermanı’nın gayrimüslim cemaatlere tanıdıÄı haklarla ve Osmanlı Devleti’nin düvel-i muazzama karÅısında sürekli gerileyen askeri ve siyasi gücüyle alakalı olduÄu söylenebilir. Nitekim İstefana olayından dört yıl sonra 1890’da Cebel-i bereket SancaÄı’na tabi Ekbaz köyünden Sultan/Seltan adlı Ermeni bir kadının ihtidası (Dahiliye Mektubi Kalemi DH.MKT, No. 1974, Gömlek No. 71), KaradaÄlı bir kadının Kosova Vilayeti’ne doÄru sınırı geçip iltica ve ihtida ettikten sonra olayların çıkması (DH.MKT, No. 187, Gömlek No. 61), ihtida eden bir Rum kızından dolayı Lüleburgaz Mahkeme Reisi Aygopyos’un hadise çıkarması (DH.MKT, No. 2575, Gömlek No. 144) ve Üsküdar’da bir Ermeni çocuÄun hidayete ermesinin ardından olayların vuku bulması (Yıldız Perakende Zabtiye Y.PRK.ZB, No. 7, Gömlek No. 46), sözü edilen zaafların bir neticesi olarak okunabilir. Devlet, Selanik Vakası’na benzer bir hadisenin yaÅanmaması için ihtida edenleri askeri tedbirlerle koruma altına almak zorunda kalmıÅtır (Milli Savunma BakanlıÄı Askeri Tarih ArÅivi MSBATA, 110.9.1.4, No. 44, Gömlek No. 1,4).
Özetle Selanik Vakası’nı bahane eden Almanya, Fransa, Rusya, İngiltere gibi büyük devletler donanmalarını Selanik limanına göndererek Osmanlı’ya diplomatik baskı uygulamıÅtır.
Dönemin padiÅahı Abdülaziz, batılı devletlerin baskılarını hafifletmek için OlaÄanüstü Mahkeme kurmuÅ, eski valiyi tutuklatarak yerine yeni vali tayin etmiÅtir. Adliye MüfettiÅi Vahan Efendi’yle Selanik Valisi EÅref PaÅa’yı olayı tahkik etmekle görevlendirmiÅtir. Olaya dahli olup konsolosları öldürmekten suçlu bulunan 15 kiÅi idama mahkum edilmiÅ; ancak bunların 6’sı infaz edilmiÅtir.
1.1. Tanzimat Fermanı Süreci
Selanik Vakası’nın bölgedeki ihtida hareketlerine olan etkisini ölçmek için olaydan önceki ihtida hareketlerini, olaydan sonra meydana gelen ihtida hareketlerini mukayese etmemiz gerekir. Biz, arÅiv belgelerinden olay sonrası ihtida hareketlerini 1912 tarihine kadar takip edebiliyoruz. Selanik Vakası’nın meydana geldiÄi 1876 ile Selanik’in Osmanlı’nın elinden çıktıÄı tarih arasında 36 yıllık bir zaman dilimi mevcuttur. Buna göre 1876’da meydana gelen Selanik Vakası’nın ihtida hareketlerine etkisinin olup olmadıÄının belirlenmesi, olay tarihinden önce, 36 yıllık benzer bir dönemdeki ihtida hareketlerinin ne durumda olduÄunun bilinmesine baÄlıdır. Bu durumda Selanik Vakası’ndan geriye doÄru gidildiÄinde zaman bakımından eÅit iki dönemin mukayesesi için 1841 yılının baÅlangıç yılı olduÄunu görürüz.
Selanik KadılıÄı Åer’iyye sicilleri üzerinde yaptıÄımız incelemede Tanzimat Fermanı’nın 3 Kasım 1839’da ilan edilmesinden aynı yılın sonuna kadar iki ay boyunca herhangi bir ihtida hareketinin yaÅanmadıÄını tespit ettik. Buna göre 1839 yılında Selanik’te meydana gelen beÅ ihtida vakası, Gülhane Hattı Hümayununun ilan tarihinden önceki tarihlerde meydana gelmiÅtir (SÅS, 1254-1255, No. 235, 1a; SÅS, 1254-1255, No. 235, 61a; SÅS, 1255-1256, No. 236, 1a). Buna karÅın adı geçen sicillere göre 1840’ta beÅ gayrimüslim İslam’ı tercih etmiÅtir (SÅS, 1255-1256, No. 236, 1a; SÅS, 1256, No. 238, 1a). Biz mukayeseyi 1841’den itibaren yapacaÄımız için 1840’da ihtida eden 5 kiÅiyi ihmal edip mukayesenin iki ferman arası dönemi de tamamen kapsadıÄını var saydık ve böylece daha anlamlı sonuçlar elde etmeyi amaçladık.
Tablo 1: Selanik Olayı’ndan Önce Bölgedeki İhtida Hareketleri (1841-1876)
|
Sıra |
Yıl |
KiÅi |
Sıra |
Yıl |
KiÅi |
Sıra |
Yıl |
KiÅi |
|
1 |
1841 |
3 |
13 |
1853 |
1 |
25 |
1865 |
- |
|
2 |
1842 |
6 |
14 |
1854 |
1 |
26 |
1866 |
1 |
|
3 |
1843 |
1 |
15 |
1855 |
- |
27 |
1867 |
1 |
|
4 |
1844 |
9 |
16 |
1856 |
- |
28 |
1868 |
- |
|
5 |
1845 |
- |
17 |
1857 |
- |
29 |
1869 |
1 |
|
6 |
1846 |
3 |
18 |
1858 |
- |
30 |
1870 |
- |
|
7 |
1847 |
4 |
19 |
1859 |
- |
31 |
1871 |
- |
|
8 |
1848 |
- |
20 |
1860 |
- |
32 |
1872 |
- |
|
9 |
1849 |
- |
21 |
1861 |
3 |
33 |
1873 |
2 |
|
10 |
1850 |
- |
22 |
1862 |
2 |
34 |
1874 |
6 |
|
11 |
1851 |
- |
23 |
1863 |
18 |
35 |
1875 |
12 |
|
12 |
1852 |
3 |
24 |
1864 |
10 |
36 |
1876 |
2 |
|
Toplam |
- |
29 |
- |
- |
35 |
- |
- |
25 |
|
Genel Toplam |
- |
- |
- |
- |
- |
- |
- |
89 |
Kaynak: SÅS, Defter No: 177-306
1.2. Islahat Fermanı Süreci
Tablo 1’e yansımayan 1840 yılındaki 5 kiÅilik din deÄiÅtirme hareketleri 1841’de azalma eÄilimine girerek üç muhtediye indikten sonra takip eden yılda söz konusu hareketler %100 artarak 6 muhtediye çıkmıÅtır. Aynı tabloya göre Tanzimat sonrası yılların ihtidada iniÅli çıkıÅlı ve göreceli olarak zikzaklı yıllar olduÄu söylenebilir. Nitekim 1843’te 6’dan 1’e inen ihtida vakaları bir yıl sonra %800 artarak 1844’te 9’a çıkmıÅtır. Keskin iniÅli çıkıÅlı hareketler takip eden yılda da devam etmiÅ ve 1845’te yeniden sıfıra düÅmüÅtür. PeÅi sıra ihtida olayları canlanır gibi görünmüÅse de 1846’da 3, 1847’de de 4 ihtida vakasından sonra Tanzimat’ın ilanının onuncu, on birinci, on ikinci ve on üçüncü yıllarında ardıÅık olarak dört yıl boyunca Selanik bilgesinde herhangi bir ihtida olayı meydana gelmemiÅtir. Söz konusu tabloda gösterilmeyen 1840 yılına ait beÅ muhtedi toplama dahil edildiÄinde, Tanzimat’ın ilk on yılında ihtida edenlerin sayısının sadece 28 kiÅiden ibaret olduÄu görülür.
1848-1851 yılları arasında Selanik Åer’iyye Sicilleri’nde herhangi bir ihtida kaydının yansımaması, söz konusu yılların, ihtida hareketleri açısından sonraki dönemlerin daha kısır geçeceÄinin bir habercisi olarak yorumlanabilir. Nitekim 1852’deki ihtida olayları yukarı yönlü canlanır gibi olmuÅtur. Ancak sözü edilen olaylarda yaÅanan kısır döngü sonraki iki yıl için de devam etmiÅ ve 1853-1854 yıllarında sadece 1’er kiÅi ihtida etmiÅtir.
Nihayet Islahat Fermanı’nın arife yılı olan 1855’te ihtida olaylarında kalıcı bir duraklama dönemine girilmiÅ, anılan tarihten 1860 yılına kadar tam altı yıl boyunca Selanik Mahkemesinde ihtida tescili baÅvurusu yapılmamıÅtır. Selanik Mahkemesinde ilk ihtida kaydının yapıldıÄı tarih olan 1695’ten bu yana hiç bir dönemde ardıÅık altı yıl boyunca ihtidasız bir zaman dilimine denk gelinmemiÅtir (SÅS, 1107, No. 2, İç kapak). Kısaca, 1840 yılı dahil, ilgili tablonun verilerine göre Tanzimattan Islahat Fermanı’na kadar Selanik bölgesinde ihtida edenlerin sayısı 17 yılda 36 muhtediyle sınırlı kalmıÅtır. 3 Kasım 1839’da ihtida eden beÅ muhtedi bu rakama dahil edilmemiÅtir. DiÄer bir deyiÅle iki ferman arasında yıl bazında ortalama 2,11 kiÅi müslüman olmuÅtur.
1839 Gülhane Hattı Hümayununun Gayrimüslimlere saÄladıÄı göreceli dini özgürlükler ile ihtida hareketlerinde görülen duraklama arasında bir baÄıntı olduÄu açıktır. Benzer bir Åekilde Tanzimattaki düzenlemeleri pekiÅtiren 1856 Islahat Fermanı’nın dini cemaatlere saÄladıÄı nispi özgürlük ortamı ile ihtida hareketlerinin duraÄanlıÄı arasında da bir sebep-sonuç iliÅkisi olduÄu bedihidir. Tabloda da görüleceÄi üzere Islahat Fermanı’nın yayımlandıÄı tarihten itibaren beÅ yıl boyunca Selanik’te ihtida kaydına rastlanmaması oldukça anlamlı bulunmuÅtur.
Islahat Fermanı öncesi yılla birlikte altı yıllık uzun bir suskunluktan sonra 1861’de 3 kiÅinin Müslüman olmasıyla ihtida hareketlerinde bir kıpırdama baÅlamıÅtır, denebilir. Ertesi yıl sayı ikiye düÅse bile 1863’te meydana gelen İslamlaÅma hareketleri gelecek yıllar için umut vaat etmiÅtir. Zikredilen yıldaki artıŠoranı bir önceki yıla göre %800 olarak gerçekleÅmiÅtir. Bu yükseliÅ oranı, durgunlaÅan ihtida hareketleri için iyi bir sıçrama olarak görülebilir. 1864’te ihtida trendi aÅaÄı yünlü gerçekleÅmiÅ ve muhtedi sayısı %44,45 azalarak 10’a düÅmüÅtür. Bu bariz azalıÅa raÄmen sözü edilen yıldaki MüslümanlaÅma hareketlerinin sonraki on yıl boyunca meydana gelen ihtida hareketlerine göre oldukça iyi bir seviyede olduÄu söylenebilir.
ArdıÅık yılda ihtida olaylarında meydana gelen göreceli azalma devam etmiÅ ve 1865’te tekrar sıfıra inmiÅtir. 1866 ve 1867’de 1’er kiÅi Müslüman olduysa da 1868’de ihtida hareketleri yine sıfıra inmiÅtir. Sözü edilen yılla birlikte son beÅ yılda sadece 1 kiÅi İslam’ı seçmiÅtir. DiÄer bir ifadeyle son beÅ yılın dört yılında ihtida hareketine rastlanmamıÅtır.
Selanik Vakası’ndan üç yıl önce 1873’te ihtidada meydana gelen kıpırdanma 1861’de cereyan eden canlanmayı andırmıÅtır. Anılan yılda Müslüman olan iki muhtediyi ardıÅık yılda altı yeni Müslüman takip etmiÅtir. Oran olarak ifade edersek %200’lük bir artıŠsöz konusu olmuÅtur. 1875’te ihtida hareketleri yukarı yönlü olmaya devam etmiÅ ve bir önceki yıla göre %100 artıÅla 12 muhtediye ulaÅmıÅtır. Ancak Selanik Vakası’nın meydana geldiÄi yılda ihtidada yükseliÅ trendi tekrar aÅaÄı yöne dönerek 10 muhtedi kayıpla 1876’da 2 muhtediye inmiÅtir. Selanik Vakası’nın etkisiyle olacak ki 1877’de ihtida trendi aÅaÄı yönlü azalmaya devam ederek tekrar sıfıra inmiÅtir. Nitekim Tanzimat ve Islahat fermanları dönemlerinde Selanik bölgesindeki ihtida hareketlerinin olumsuz etkileri hakkında bize yeterli ip uçları vermektedir (Bayram, 2025, 90-114).
Kısaca 1856 Islahat Fermanı ile 1876 Selanik Vakası arasında yirmi yılda 58 ihtida olayı meydana gelmiÅtir. Yıllık bazda ortalama MüslümanlaÅma oranı 2,9 olarak gerçekleÅmiÅtir. Islahat ile Selanik Vakası arasında vuku bulan ihtida hareketlerinin, iki ferman arasındakine nazaran göreceli olarak daha fazla olduÄu vurgulanmalıdır. Ancak Sözü edilen artıÅın dönemin genel özelliÄinden ziyade 1863, 1864, 1874 ve 1875’te meydana gelen ihtida hareketlerinin göreceli olarak yüksek çıkmasından kaynaklanmıÅtır. Nitekim aynı dönemde 1856-1860, 1865, 1868 ve 1870-1872 yılları arasında toplam 10 yıl boyunca hiçbir ihtida hareketinin vuku bulmaması, ileri sürdüÄümüz görüÅü destekler mahiyettedir.
Tablo 2’de de görüleceÄi üzere Selanik Vakası’ndan sonra en ilginç ihtida olayları 1878’de meydana gelmiÅtir denebilir. 1876 ve 1877’de Selanik Mahkemesinde ihtida tescili yapılmamasına karÅın, Selanik Vakası’nın toplum üzerindeki baskısının henüz devam ettiÄi bir zamanda, 1878’de toplam on sekiz ihtida kaydının gerçekleÅmiÅ olması ilginç ve bir okadar da cesurane bulunmuÅtur. 1863 yılı hariç tutulursa 19.yüzyılın ikinci yarısının hiç bir döneminde Selanik’te bu kadar fazla sayıda ihtida hareketi meydana gelmemiÅtir. Ayrıca ihtida hareketlerinin sıfırdan 18 seviyelerine çıkmıŠolması 1878 yılına ayrı bir deÄer katmıÅtır. Bu yılda meydana gelen ihtida hareketlerini, Tanzimat ile Islahatın ve Selanik Vakası’nın ihtida düÅüncesi taÅıyanların üzerine kurduÄu baskıya bir tepki hareketi olarak da okumak mümkündür.
Tablo 2: Selanik Vakası’ndan sonra Selanik Mahkemesinde İhtida Tescilleri (1876-1912)
|
Sıra No |
Yıl |
Muhtedi Sayısı |
|
1 |
1876[1] |
- |
|
2 |
1877 |
- |
|
3 |
1878 |
18 |
|
4 |
1879 |
4 |
|
5 |
1880-1912 |
- |
|
Toplam |
- |
22 |
Kaynak: SÅS, Defter No: 306/95-96
Nihayet her zirveden sonra gerçekleÅen gerileme ve düÅüÅ 1879’da da meydana gelmiÅ ve anılan tarihte muhtedi sayısı dörde düÅmüÅtür. Bu ihtida hareketlerinden, diÄer bir deyiÅle 1880’den sonra Selanik KadılıÄı Åer’iyye Sicillerinde ihtida tesciline bir daha yer verilmemiÅtir. 1880’den sonraki ihtida hareketlerinin tescil iÅlemleri, o tarihlerde yapılan yeni bir düzenlemeyle valiliklere devredilmiÅtir. Bu yüzden anılan tarihten sonraki ihtida hareketlerini Osmanlı ArÅivi’nin ilgili fonlarından takip edeceÄiz.
Tablo 3’te Selanik Vakası’ndan sonra Selanik Vilayeti’nde meydana gelen ihtida hareketleri incelenmiÅtir. Yukarıda da ifade edildiÄi üzere tabloda yer alan veriler Osmanlı ArÅivi’nin ilgili fonları taranarak oluÅturulmuÅtur. Tablo Selanik Vakası’ndan sonra 1877’de baÅlatılmıÅ, Selanik’in elimizden çıktıÄı tarihte, 1912’de sonlandırılmıÅtır. ArÅiv kayıtlarına yansıyan verilere göre Selanik Hadisesinden sonra 36 yılda Selanik bölgesinde ihtida edenlerin sayısı 67 olarak ölçülmüÅtür [Table 3].
Tablo 3: Selanik Olayı’ndan Sonra Bölgedeki İhtida Hareketleri (1877-1912)
|
Sıra |
Yıl |
KiÅi |
Sıra |
Yıl |
KiÅi |
Sıra |
Yıl |
KiÅi |
|
1 |
1877 |
- |
13 |
1889 |
- |
25 |
1901 |
- |
|
2 |
1878 |
- |
14 |
1890 |
1 |
26 |
1902 |
- |
|
3 |
1879 |
- |
15 |
1891 |
1 |
27 |
1903 |
1 |
|
4 |
1880 |
- |
16 |
1892 |
3 |
28 |
1904 |
4 |
|
5 |
1881 |
- |
17 |
1893 |
2 |
29 |
1905 |
7 |
|
6 |
1882 |
- |
18 |
1894 |
3 |
30 |
1906 |
17 |
|
7 |
1883 |
- |
19 |
1895 |
2 |
31 |
1907 |
10 |
|
8 |
1884 |
- |
20 |
1896 |
- |
32 |
1908 |
6 |
|
9 |
1885 |
- |
21 |
1897 |
2 |
33 |
1909 |
3 |
|
10 |
1886 |
- |
22 |
1898 |
1 |
34 |
1910 |
1 |
|
11 |
1887 |
- |
23 |
1899 |
- |
35 |
1911 |
- |
|
12 |
1888 |
- |
24 |
1900 |
1 |
36 |
1912 |
2 |
|
Toplam |
- |
0 |
- |
- |
16 |
- |
- |
52 |
|
Genel Toplam |
- |
- |
- |
- |
- |
- |
- |
67 |
Kaynak: BOA, İlgili Fonlar (Tabloda verilen rakamların atıfları dipnotlarda verilmiÅtir)
Tablo 3’ün sunduÄu verilerde 1877, 1878 ve 1879’da Selanik Vilayeti’nde ihtida kaydına rastlanmaması normal görülmelidir. Çünkü anılan tarihlerde ihtida tescil yetkisi hala kadılıkların elinde olmuÅtur. Nitekim Selanik Åer‘iye Sicilleri’ne göre tanzim edilen Tablo 2’nin verilerinde 1878 yılı için on sekiz, 1879 yılı için de dört ihtida olmak üzere toplam yirmi iki ihtida kaydı mevcuttur. Selanik Åer‘iye Sicilleri Defterlerinde yaptıÄımız taramaya göre 1880’den itibaren 1912 yılına kadar herhangi bir ihtida kaydına denk gelinmemiÅtir. İhtida tescil yetkisinin kadılıklardan alınıp valiliklere devredildiÄi bir dönemde 1880-1889 yılları arasında on yıl boyunca Selanik’te ihtida hadisesi meydana gelmemiÅtir. Uzun süren bu fetret dönemiyle Selanik Vakası arasında bir baÄ kurulabilir mi? EÄer söz konusu fetret dönemini Selanik Vakası’nın bir sonucu olarak açıklamaya çalıÅırsak, o zaman aynı vakadan bir, bir buçuk yıl sonra meydana gelen ve 19.yüzyılın ikinci yarısında bölgede meydana gelen en büyük ihtida hareketlerini nasıl izah edeceÄiz? Yukarıda da ifade edildiÄi gibi Selanik Hadisesinden sonra 1878 yılında meydana gelen ihtida olaylarını bir tepki hareketi olarak görmek mümkündür. Fakat bu tepki 1879’da azalarak önce dörde, ardından 1880’de sıfıra inmiÅtir. ArÅivlere yansıyan belgelere göre Selanik Vakası’nın ardında gelen 1880-1890 yılları sıkıntılı olmuÅ, hem Selanik hem de Osmanlı’nın diÄer bölgelerinde yaÅayan gayrimüslim tebaa açısından söz konusu yıllar sindirici, ürkütücü ve korkutucu geçmiÅtir.
Uzun süren fetret döneminden sonra ihtida hareketlerinde ilk kıpırdanma 1890’da Bulgar Cemaatinden Ostoyanko adlı bir kadından gelmiÅtir. Adı geçen hatunun ihtidası, 1896’da oÄlunun Selanik Mekteb-i Sanayi’de istihdam edilmesi talebinden anlaÅılmıÅtır (Bâbıâli Evrak Odası BEO, No. 851, Gömlek No. 63803). Ostoyanko’yu 1891’de Rabia adlı bir avdetî takip etmiÅtir. ArÅivlere yansıyan bu ihtida kaydı, Osmanlı Devleti’nin avdetileri Müslüman kabul etmediÄinin bir delili olarak görülebilir (Meclis-i Vükela MV, No. 68, Gömlek No. 44).
1892’de 3 kiÅinin daha Müslüman olması, Selanik Vakası’nın cemaat bireyleri üzerindeki olumsuz etkisinin ortadan kalktıÄına dair bir ıÅık olarak yorumlanabilir. Fakat hem Avdetî Rabia’nın hem de AyÅe adını alarak ihtida eden İtalyan uyruklu Roza’nın yerel gayrimüslim tebaadan olmaması Selanik Vakası’nın cemaat fertleri üzerindeki baskısının hala devam ettiÄini ihsas ettirebilir (Hariciye Nezareti Hukuk MüÅavirliÄi İstiÅare Odası HR.HMÅ.İÅO, No. 177, Gömlek No. 16, 21). Bu yılın son ihtida olayı Selanik’in Merkez mahallelerinden Haci İsmail Mahallesinde gerçekleÅmiÅtir. Selanik Vakası’nın meydana geldiÄi Saatli Camisine çok yakın olan söz konusu mahallede ihtida olayının gerçekleÅmesinin özel bir anlamı olmalıdır (DH.MKT, No. 1921, Gömlek No. 46).
1892’de yukarı yönlü canlanan ihtida hereketleri 1893’te ters yöne dönmüÅ ve önceki yıla göre zalarak 2 kiÅiye inmiÅtir. Selanik’li olup Üsküp’te ikamet eden Nigar Avdetîlikten avdet ederek ihtida etmiÅtir. Ancak aleyhine ikame olunan iskat-ı cenin davasından dolayı Nigar’ın ihtidası resmi makamlarca onaylanmamıÅtır. Nigar’ın resmi makamları tanassur etmekle tehdit etmesi onun gerçekten Müslüman olduÄuna delil sayılmalıdır (BEO, No. 221, Gömlek No. 16573). Aynı yılda Sofya MüftülüÄüne giden bir gencin ihtida talebi kurumlar arası sürüncemeye dönüÅmüÅtür (Hariciye Paris Sefareti HR.SFR.04, No. 572, Gömlek No. 3). İlginçtir ki son mühtedi hariç olmak üzere sözü edilen tarihe kadar ihtida edenlerin hepsi kadın olmuÅtur.
1894 senesi ihtida hareketlerinin yeniden göreceli olarak canlandıÄı bir yıl olmuÅtur. ArÅiv belgelerine yansıyan verilere göre söz konusu yılda üç ihtida olayı gerçekleÅmiÅtir. Selanik bölgesindeki ihtida hareketleri 1905’e kadar on yıl boyunca bir-beÅ seviyelerinde seyredecektir. Bu kapsamda KaradaÄ’dan Platon Radovanoviç adlı keÅiŠİsmail adıyla ihtida ederken (BEO, No. 380, Gömlek No. 28426), Preveze’de bir çocuk Müslüman olmak istemiyle resmi makamlara baÅvurmuÅtur. Dersaadet’teki ilgili birim çocuÄun Selanik yoluyla İstanbul’a ulaÅtırılmasını sorunsuz saÄlamak üzere intikalin Yunan iskeleleri yerine Görice ve Manastır üzerinden yapılmasını istemiÅtir (BEO, No. 381, Gömlek No. 28555). Yine anılan yılda ihtida eden Fatma, muhtemelen güvenlik sebebiyle uzun süre nezarette tutulmasını ve ihtida iÅlemlerinin uzamasından yakınmıÅtır. Süreçten hiç memnun olmayan Fatma, çareyi resmi makamları İstanbul’a Åikayet etmekte bulmuÅtur (BEO, No. 410, Gömlek No. 30746; BEO, No. 417, Gömlek No. 31256; BEO, No. 431, Gömlek No. 32259).
Sırbistan’da hırsızlık ve adam öldürme suçlarından hapis yatarken firar edip Kosova’da İslam’ı seçen Milan Radkoviç’in ihtidası 1895’te iki ülkeyi karÅı karÅıya getirmiÅtir. Bir kiÅinin ihtida etmesi daha önce iÅlediÄi suçları iskat etmez ilkesi çerçevesinde Osmanlı Hükümeti daha önce Sırbistana kaçan Dramalı Topçu Ali b. İbrahim’e karÅılık Mehmed adını alan Milan’ı takas etmek istemiÅtir. Ancak Sırbistan, tanassur eden Ali b. İbrahim’i iade etmeyi reddetmiÅ, buna mukabil Osmanlı Devleti ile imzaladıÄı antlaÅmayı gerekçe göstererek cani Mehmed’i ısrarla talep etmiÅtir. Mütekabiliyet ilkesi kapsamında Milan’ı iade etmekte tereddüt eden Osmanlı Hükümeti iÅi zamana yaymayı tercih etmiÅtir (DH.MKT, No. 71, Gömlek No. 14). Sefaretler arasında ve nezaretler düzeyinde süren yirmi sekiz yazıÅmaya raÄmen mücrim Milan’ın Sırbistan KrallıÄı’na iade edilip edilmediÄi tespit edilememiÅtir.
1895’te meydana gelen ikinci ihtida İtalyan’ın dıÅiÅleri bürokrasisine mensup bir aileden gelmiÅtir. Dönemin İstanbul Kançılarya’sının kız kardeÅi olan Hediye Hatun’un ihtidası iki yıl sonra Selanik İnas Mektebi Müdüriyeti’ne atanmasına dair vaki olan iÅ talebinin arÅiv kayıtlarına yansımasında ortaya çıkmıÅtır (BEO, No. 1096, Gömlek No. 82152).
Selanik Vakası’ndan sonra 1890’da kıpırdayan ihtida hareketleri yıl bazında bir-üç muhtedi seviyede altı yıl devam etmiÅ, ancak 1896’da inkıtaya uÄramıÅtır. Fakat 1897’de %200 artıÅla 2’ye çıkmıÅtır. Selanik Çukur Handa ikamet eden İtalyan Jozefin Virjini sözü edilen yılda ihtida talebini valiliÄe ilettiÄinde cari usule göre (BEO, No. 1019, Gömlek No. 76360) İtalyan KonsolosluÄu’ndan Valilik makamına bir memurun gelip Jozefin’in ihtida talebini sorgulaması gerekirdi. Fakat adı geçen konsolosluk, Jozefin’in sorgu için önce konsolosluÄa gelmesi gerektiÄini ileri sürerek ihtidanın resmiyet kazanmasına engel olmaya çalıÅmıÅtır (Hariciye Tahrirat HR.TH, No. 199, Gömlek No. 3). 1897’de meydana gelen ihtidaları engellemeye çalıÅmanın bir benzeri Rusya’nın Selanik KonsolosluÄu’ndan gelmiÅtir. Kosova yoluyla Selanik’e gelen VarÅovalı Feliks Galkovski, ihtida edeceÄini beyan ederek resmi iÅlemlerin baÅlatılmasını talep etmiÅ, ancak adı geçen konsolosluk farklı gerekçeler ileri sürerek süreci engellemeye çalıÅmıÅtır (BEO, No. 996, Gömlek No. 74680).
İtalyan Lehna Hanımın 1898’deki ihtida talebi yine İtalya makamlarının engeline takılmıÅtır. İtalya’nın Selanik KonsolosluÄu, İtalya kanunlarına göre Lehna’nın kocasından boÅanmasının geçerli olmadıÄı, dolayısıyla nikah baÄının kocanın ölümüne kadar devam ettiÄi görüÅünü dillendirmiÅtir. Bu durumda Lehna’nın zorla mı yoksa isteyerek mi ihtida etmek istediÄinin anlaÅılması için Selanik ValiliÄi’nin İtalya KosnsolosluÄu’ndan tercüman/memur talepleri karÅılıksız kalmıÅtır. İÅlemlerin çıkmaza girdiÄi durumlarda Osmanlı makamları ihtida usullerini iÅletmiÅ ve mühtedilerin lehine iÅlem yapılmasını yeÄlemiÅtir (HR.HMÅ.İÅO, No. 186, Gömlek No. 33).
Tablo 3’ün sunduÄu verilere göre 1899 yılı ihtidasız geçmiÅtir. ArdıÅık yılda ise neredeyse genel temayüle dönüÅen sadece bir ihtida olayı meydana gelmiÅtir. Yenice-i Vardar’da meydana gelen bu ihtida hadisesi Rusya SefaretliÄi’nin müdahalesine maruz kalmıÅtır. 15 yaÅındaki mühtediye Kalyopi’nin babası Tarapça DoÄancı Efendi, ilçe azası sıfatını kullanarak kızının ihtidasını engellemek için adı geçen sefaretliÄi devreye sokmuÅ olmalıdır. Kalyopi’nin ailesine iadesine dair Rusya SefaretliÄi’nin talebi, kızın Åiddetli muhalefeti dikkate alınarak yerel makamlarca reddedilmiÅtir (DH.MKT, No. 2407, Gömlek No. 27).
Yirminci yüzyılın baÅında Kalyopi ile meydana gelen ihtida hadisesi sonraki yıllara umut kaynaÄı olmuÅtur. Artık Selanik Vakası’nın üzerinden çeyrek asır geçmiÅtir. Olayın insanlar üzerinde bıraktıÄı etki soÄumaya yüz tutmuÅtu. Buna raÄmen 1901-1902 yılları, ihtida hareketleri açısından verimsiz geçmiÅ ve anılan yıllarda Selanik’teki resmi makamlara ihtida baÅvurusu yapılmamıÅtır. İki yıllık suskunluktan sonra 1903’te Vodine’de Sofi Jano adlı bir kızın ihtidası sorunlu olmuÅtur. Nitekim ihtidaya teÅvik suçundan aynı ilçeden Hasan Bey tutuklanıp hapse atılmıÅtır. Sofi ise bilahare irtidat ederek olayı çıkmaza sokmuÅtur (Hariciye Siyasi HR.SYS, No. 2940, Gömlek No. 8). Adı geçen Hasan’ın hapse atılması Selanik Vakası’nın etkilerinin hala devam ettiÄini göstermiÅtir. Öte yandan Ustrumca’da Ostoyko adlı evli bir kadının ihtida teÅebbüsü Ustrumca Metropoliti’nin “kaçırılma”, “iÄfal”, din deÄiÅtirmeye “zorlama” ve “teÅvik” iddiaları yerinde bulunarak sözü edilen kadının ihtidası yerel makamlarca yok sayılmıŠve babasına iadesi saÄlanmıÅtır (Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı TFR.I.SL, No. 25, Gömlek No. 2433; DH. MKT, No. 785, Gömlek No. 34).
1904’teki dört ihtida olayının tamamı önceki ihtidalara kıyasla yine kadınlardan meydana gelmiÅtir. 1903 yılına göre ihtida olaylarındaki %300’lük artıŠ1907’ye kadar katlanarak devam etmiÅtir. Deysan-i Zir köyünden Bulgar Görde kızı Luzu’nun Müslüman olma talebi ihtidada uyulacak usul ve kaidelerin neler olduÄu tartıÅmasını yeniden canlandırmıÅtır. Bu kapsamda ihtida emek isteyenlere nasihat verecek dini ve ruhani otoritelerin mühtedilerin doÄum yerinden olmasının Åart olmadıÄı, diÄer ruhani liderlerin de aynı nasihati yapabileceÄi vurgulanmıÅtır (TFR.I.SL, No. 54, Gömlek No. 5394). Aynı yılda KılkıŒta “cebr u teÅvik” iddiasıyla Bulgar Nikola kızı Katerina’nın ihtidasına engel olunmak istenmiÅ, ancak Selanik İdare Meclisi’nin konuyu tahkiki neticesinde Sabire adını alan mühtediyenin kendi “arzu” ve “vicdani” saiklerle Müslüman olduÄu sonucuna varmıÅtır (TFR.I.SL, No. 55, Gömlek No. 5481).
Selanik Polye mahallesinden Musevi Avram kızı Astereya’nın İkbal adını alarak ihtida etmesi de kendi hür iradesi sonucuna meydana geldiÄi anlaÅılmıÅtır (TFR.I.SL, No. 56, Gömlek No. 5588). DiÄer yandan Aksanto kızı terzi MarÄaro’nun ihtidası Yunan makamlarının itirazıyla karÅılaÅmıÅtır. Yunan Sefareti, Yunan kanunlarına göre rüÅt ispat çaÄının 21 yaÅ olduÄu, MarÄaro’nun yaÅının ise henüz 19 olduÄu, dolayısıyla adı geçen kızın ailesine teslim edilmesi gerektiÄini savunmuÅtur. ArÅive yansıyan yazıÅmalara göre adı geçen mühtediye serbest bırakıldıktan sonra bilinmeyen bir mekana gitmiÅtir (BEO, No, 2042, Gömlek No. 180137). Bu da kızın ihtida etmekte ısrarlı olmuÅ olduÄu anlamına gelebilir.
1905’te yaÅanan ihtida olayları bir önceki yıla göre neredeyse iki katına çıkarak yedi mühtediye ulaÅmıÅtır. Buna göre Yenice’den Rum TanaÅ kızı Andonike (TFR.I.SL, No. 62, Gömlek No. 6128), Selanik Kale Hamamı civarında ikamet eden Yahudi Åalon kızı Sara (TFR.I.SL, No. 72, Gömlek No. 7199), Avusturya’dan Rozalya kızı Mariya, (TFR.I.SL, No. 87, Gömlek No. 8646) aslen Siroz’lu olup Demirhisar’ın varoÅunda ikamet eden Rum Velikin’in evli kızı Hidayet (Hristo) (TFR.I.SL, No. 88, Gömlek No. 8732), yine Siroz’dan Bulgar İbrahim (Petre) veled-i Mitre (TFR.I.SL, No. 89, Gömlek No. 8806) ve Karaferye Yeraki ÇiftliÄi Rum ahalisinden TemoÅo kızı Rina’nın ihtida talepleri Selanik Vilayet İdare Meclisi’nce mer’i usul ve kurallara uygun bulunmuÅtur (TFR.I.SL, No. 91, Gömlek No. 9049). Nihayet Usturumca’dan Rum ve dul bir kadının ihtida talebi Metropolit’in usule aykırı talebine maruz kalmıÅtır. Metropolit, ihtida iÅlemleri yapılırken kadının babasının da hazır bulunmasında ısrarlı davranmıÅtır (TFR.I.SL. No. 85, Gömlek No. 8478). Metropolit’in söz konusu ısrarı, babanın kızını eski dinine çevirmede etkili olabileceÄi ihtimaline yönelik olabilir.
1906’da meydana gelen ihtida hareketleri 1905 yılına göre yaklaÅık %100 artarak 17 mühtediye ulaÅmıÅtır. Söz konusu yılda meydana gelen ihtida hareketleri 1878’deki olaylarından sonra ulaÅılan en yüksek seviye olmuÅtur (SÅS, 1295-1296, No. 306, 48a-48b).
Buna göre Langaza’lı Rum Nikola kızı Limbade’nin (TFR.I.SL, No. 93, Gömlek No. 9224), Selanik’in Silahhane Mahallesi’nden Dudu binti Sitaylisyo(?) adlı Yahudi bir kızın (TFR.I.SL, No. 93, Gömlek No. 9228), Siroz BeÄlik ÇiftliÄi Kıpti gayrmüslimlerinden Andon kızı Rine’nin Emine ismiyle (TFR.I.SL, No. 93, Gömlek No. 9242), aslen İstanbul Tophane semtinden olup Drama’da ikamet eden Hristo Covani’nin kızı Mariko’nun Fatma Nadire ismiyle (TFR.I.SL, No. 94, Gömlek No. 9333), Zihne’nin Vanyasne köyündan Yahudi Samuel’in kızı Rika’nın (TFR.I.SL, No. 100, Gömlek No. 9948), Langaza’nın Kavalar karyesinden Rum Dimitri kızı Vangeli’nin (TFR.I.SL, No. 101, Gömlek No. 10048), Ustrumca Papa Kostandin Mahallesi’nden Rum Çayırcı Risto’nun kızı Tenko’nun Nuriye ismiyle (TFR.I.SL, No. 104, Gömlek No. 10345), Yenice Kırbova’dan Rum İço oÄlu Dino’nun Hasan ismiyle (TFR.I.SL, No. 107, Gömlek No. 10647), aslen Yenice’nin Karacaabad Nahiyesi’nin GabriÅte karyesinden olup Vidine taÅrasında ikamet eden Bulgar Peno kızı Petno’nun (TFR.I.SL, No. 107, Gömlek No. 10664), Selanik suriçi Akçe Mescid Mahallesi’den Yahudi Salamon kızı Biyonide’nin Binnaz ismiyle (TFR.I.SL, No. 108, Gömlek No. 10705), adı geçen mahlleden Musevî Yoda kızı Klara’nın Pakize adıyla (TFR.I.SL, No. 108, Gömlek No. 10749), keza aynı mahalleden Yahudi Salamon kızı Filor’un Binnaz ismiyle (TFR.I.SL, No. 109, Gömlek No. 10870), İÅtib’li Bulgar Angele’nin oÄlu Dine’nin Hasan adıyla (TFR.I.SL, No. 110, Gömlek No. 10938), aslen Köprülü Kazası’ndan olup Selanik Hamidiye Mahallesi’nde ikamet eden Bulgar Yovan kızı Roza’nın Zehra ismiyle (TFR.I.SL, No. 113, Gömlek No. 11220), Selanik Hamidiye Mahallesi’nde ikamet eden Yahudi MiÅon’un kızı Klara’nın Müzeyyen ismiyle (TFR.I.SL, No. 115, Gömlek No. 11470), Selanik Salhane Mahallesi’nde ikamet eden Musevî Zahariya kızı Sterina’nın Mahire adıyla (TFR.I.SL, No. 116, Gömlek No. 11587) ve nihayet Selanik Üç ÇeÅmeler Mahallesi’nden iken Siroz’da ikamet eden AÅkenaz Yahudilerinden Arabacı Avram Yoda’nın Mustafa ismiyle (TFR.I.SL, No. 119, Gömlek No.11802), “tahvîf/korkutma” ve “teÅvîk”ten uzak, kendi “arzu-yi vicdaniye”leri sonucunda Müslüman oldukları için, resmi iÅlemlerinde bir sorun ortaya çıkmamıÅtır.
Selanik Vakası’ndan sonra ihtida hareketlerinde yakalanan bu tarihi zirveden sonra yükseliÅ trendinin yönü 1907’de aÅaÄıya doÄru dönmüÅtür. Trend aÅaÄı yönlü olmasına karÅın 1907’deki ihtida hareketleri, 1906 yılı hariç, önceki yılların çok üstünde seyretmiÅtir. 1907 yılında ilk defa üç gayrimüslim aynı anda ihtida etmiÅtir. Vodine’nin Rum Cemaatinden Ostoyan kızı Mariya, Ostoyço kızı Giço ve Mihail veled Lazo aynı anda Müslüman olmuÅtur. Kızların her ikisi de Fatma ismini tercih etmiÅ, Mihail ise Hüseyin adını almıÅtır (TFR.I.SL, No. 159, Gömlek No. 15807). Muhtemelen Selanik’ten Yunanlı bir kızın ihtida etmek istemesi üzerine ilgili Yunan KonsolosluÄu devreye girerek kızın henüz on beÅ yaÅında olduÄunu ileri sürmüÅ ve ihtidaya engel olmak istemÅtir. Selanik Hamidiye Hastanesinde yapılan muayenede kızın 16-17 yaÅlarında olduÄu anlaÅılınca, ihtida iÅlemlerinin baÅlatılmasına izin verilmiÅtir (BEO, No. 3148, Gömlek No. 236049). Keza on altı yaÅında Yunanlı bir kızın ihtida baÅvurusu Yunan Konsolato’sunca engellenmeye çalıÅılmıÅtır. Adı geçen Konsolato meri usule göre ruhani bir memurunu Vilayet İdare Meclisine göndermemiÅ ve söz konusu ihtida teÅebbüsüne mani olmak istemiÅtir. Ancak Osmanlı makamları kızın yaÅına bakarak ihtidanın resmiyet kazanmasında bir engel görmemiÅtir (BEO, No. 3185, Gömlek No. 236814).
Öte yandan Demirhisar’da eÅkiya çetesi reisiyken Müslüman olup silah ve mühimmat konularında devlete hizmetleri dokunan Ostoyan’ın (Yıldız Sadâret Hususi Y.A.HUS, No. 508, Gömlek No. 88; BEO, No. 2974, Gömlek No. 222999), aslen TikveÅ’in MerziÅko karyesinden olup StraÄova köyünde ikamet eden Rum Mito’nun hanımı ve BoÅi kızı Nado Hatun’un Emine ismiyle (TFR.I.SL, No. 138, Gömlek No. 13784), Poliroz’dan Hristo kızı Fatine’nin Emine Remziye adıyla (TFR.I.SL, No. 156, Gömlek No. 15547) ve Selanik Çayır Mahallesi sakinlerinden Yahudi Barvasgörmez(?) kızı Diyamenti, Hayriye ismiyle ihtida etmeleri usul ve mevzuata uygun bulunmuÅtur (TFR.I.SL, No. 159, Gömlek No. 15819). Ayrıca 8 Mayıs 1909’da arÅive yansıyan bir kayda göre Ekim 1907’de ihtida ettiÄi anlaÅılan Cevahir Hatun’un ihtidasını 1907 yılına eklemek gerekir (DH. MKT, No. 2805, Gömlek No. 51).
İhtida hareketlerinde 1906’da yakalanan zirveden sonra baÅlayan aÅaÄa yönlü hareket 1908’de de devam ederek altıya mühtediye inmiÅtir. Bu yılın ilk ihtidası merkezdeki Kelemeriye Nahiyesi’den gelmiÅtir. Çayır ÇiftliÄi Rumlarından Panyot kızı HariÅi Hadice ismiyle ihtida etmiÅtir. Cari usule göre Vilayet İdare Meclisi binasının özel bir odasında Hadice ile baÅbaÅa kalan Ortodoks Mezhebi’nin ruhani lideri, HariÅi’nin din deÄiÅtirme kararını deÄiÅtirememiÅtir (TFR. I. SL, No. 175, Gömlek No. 17460).
GeçmiÅ yıllara göre son birkaç yılda ihtida hareketlerinde görülen belirgin yükseliÅ Rum PatrikliÄini rahatsız etmiÅ olmalıdır. Söz konusu Patriklik eskiden beri dile getirilen iddialarına yeni savlar katarak hükümet nezdinde Åikayetlerde bulunmuÅtur. Buna göre Patrikhane, tebdil-i din için yapılan icbardan, kadın ve çocukların kaçırılmasından vazgeçilmesini ve bu gibi eylemlere kalkıÅanların da cezalandırılmasını talep etmiÅtir. Yanı sıra ihtida iÅlemleri sırasında mühtedinin baÄlı bulunduÄu mezhebin ruhani lideriyle ebeveynlerinin hazır bulunması, onların olmadıÄı durumlarda akrabalarının davet edilmesi, resmi iÅlemlerde hazırlanan mazbataların Hıristiyan azalarca da mühürlenmesi öteden beri uygulana-gelen usul ve yöntemler olmuÅtur. Patriklik ayrıca mühtedilerin ruhani liderle ya da ebeveynleriyle yapılacak sorgulama için muayyen bir gün belirlenmesini, makul bir sebepten dolayı söz konusu müdahillerin gelememesi durumunda sorgulamanın uygun bir tarihe tehir edilmesini, bu süreçte kadın mühtedilerin yanında Müslüman bir kadının bulundurulmamasını, muamele sırasında hüviyetlerin ebeveyn ya da akrabalar tarafından tasdik edilmesini, kadın mühtedilerin yüzlerinin açık bırakılmasını, 8-10 yaÅlarında ihtida etmek isteyen çocukların ailelerine iade edilmesini, 13-14 yaÅındaki mürahiklerden ebeveynlerinin yanında kalmak istemeyenler için ihtida çaÄı gelinceye dek güvenli yerlerde ikametlerinin saÄlanmasını, nüfusta kaydı olmayanların yaÅı konusunda ileri sürülecek itirazların dikkate alınarak sürecin tamamlanmasını istemiÅtir (TFR. I. SL, No. 183, Gömlek No. 18261).
Yukarıda sıralanan Åikayetlerden sonra Gevgili’de Rum PatrikliÄi’ni haklı çıkaracak bir ihtida hadisesi geliÅmiÅtir. Homa köyünün Ulah Cemaatine mensup olan Rizo ProÅo’nun on altı yaÅındaki kızı, yöredeki bir jandarma tarafından kaçırılmıÅtır. Adı geçen Patriklikçe yukarıda sıralanan kaideler kapsamında mühtediye kızın ihtida muamelesine baÅlanmamıŠve ailesine teslim edilip ilgili jandarmanın cezalandırılmasına karar verilmÅtir (TFR. I. SL, No. 212, Gömlek No. 21199). Keza ihtida ettirilmek üzere Nevrekop’tan kaçırılarak Selanik’e getirilen Musevi bir kızın ihtidasına hem HahambaÅılık hem de Yahudi Cemaati itiraz etmiÅtir. Yeni Gazete’de yayımlanan bir makaleyle de olay yurt sathına yayılmıŠve muhtemelen kızın ihtida iÅlemlerine baÅlanmamıÅtır (DH. MKT, No. 2787, Gömlek No. 69).
DiÄer taraftan Selanik Ayasofya Mahallesi Yahudilerinden Aron kızı Flor’un Dilber ismiyle (TFR. I. SL, No. 179, Gömlek No. 17893), Akçe Mescid Mahallesi Musevilerinden Leyaho kızı Kokola’nın Hürmüzen adıyla (TFR. I. SL, No. 180, Gömlek No. 17995), Selanik RoÄoz Mahallesi’nden Musevî Yoda kızı Liyal’ın Fatma ismiyle (TFR. I. SL, No. 200, Gömlek No. 19950), Vodine’nin Venikne karyesi Rum ahalisinden TanaÅ kızı Peno’nun Kerime ismiyle (TFR. I. SL, No. 200, Gömlek No. 19951) ve Gevgili’nin Eski Kilise Mahallesi Rum Cemaatinden Tarayko kızı Lenko’nun Nadire adıyla (TFR. I. SL, No. 200, Gömlek No. 19969) ihtida etmeleri cari usul ve nizamlara uygun yapılmıÅtır.
İhtidada 1907’de baÅlayan aÅaÄı yönlü hareket 1909’da sert bir düÅüÅle üç mühtediye inmiÅtir. Böylece bu yıldaki ihtida hareketleri 1905’ten önceki yılların kronik seviyesine dönüÅmüÅtür. Nitekim aslen Selanik Çayır Mahallesi’nden iken Siroz’da ikamet eden Yahudi Rofel kızı Lona, Fatma ismiyle (TFR. I. SL, No. 213, Gömlek No. 11225), Petriç Kazası’nın Kamine karyesi sakinlerinden Rum İstoel’in kızı İstano’nun Fatma Naciye adıyla (TFR. I. SL, No. 203, Gömlek No. 20203), Rusya’dan Selanik’e hicret ederek KarahacıoÄlu Mahallesi nüfusuna kayıtlıyken Siroz’da ikamet eden Musevî Yosef kızı Suse’nin Fatma ismiyle (TFR. I. SL, No. 210, Gömlek No. 11270) ihtida etmelerinde gayrimüslim cemaatlerle bir sorun yaÅanmamıÅtır.
1910 yılındaki bir ihtida, baÄımsızlıÄını ilan eden Bulgaristan’ın Rusçuk Kazası’ndan gelmiÅtir. Mühtedi Dimitri Done, ülkesinin baÄımsızlıÄından sonra Nevrekob’a gelmiÅ ve bir Bulgar gibi deÄil bir Osmanlı gibi muamele görmesini istemiÅtir (Dahiliye Muhaberât-ı Umumiye İdaresi DH.MUİ, No. 50, Gömlek No. 8). Tablo 3’ün verilerine göre 1911’de Selanik’te ihtida vakasına rastlanmamıÅtır.
1912 yılında Balkan SavaÅından kısa bir süre önce söz konusu tabloya iki ihtida olayı yansımıÅtır. Sözü edilen bu iki ihtida olayı da aynı anda meydana gelmiÅtir. Razlık sınırında devriye gezen Osmanlı askerlerine iltica eden üç Bulgar askerinden İlyaoÄlu Nestor ve HristooÄlu (V)angel’in ihtida talepleri bilahare olumlu karÅılanarak sırasıyla Abdullah ve Halil isimlerini almıÅlardır (Dahiliye İdare [DH. İD], No. 590, Gömlek No. 4).
Tablo 1’de yer alan bilgilere göre Selanik Vakası’ndan önce 36 yılda meydana gelen ihtida sayısı 89 olarak ölçülmüÅtür. Aynı vakadan sonra 1912 yılına kadar 36 yıl boyunca Müslüman olanların sayısı ise 67 olmuÅtur. DiÄer bir ifadeyle ikinci 36 yıllık zaman dilimindeki ihtida olayları, bir önceki 36 yıllık zaman diliminde meydana gelen ihtida hareketlerine kıyasla 22 kiÅi azalmıÅtır. Bu da Selanik Vakası’nın ihtida hareketlerine olumsuz etki yaptıÄı anlamına gelebilir.
Sonuç
Selanik Vakası öncesi (1841–1876) ile olay sonrası (1877–1912) arasında ihtida oranlarında %25 civarında bir düÅüÅ yaÅanmıÅtır. Bu düÅüÅ sadece sayısal bir azalmadan ibaret olmamıÅ; hukuki süreçlerin karmaÅıklaÅması, diplomatik baskıların artması ve toplumsal gerilimin tırmanması ile ilgili olmuÅtur.
Vakadan sonra ihtidalar artık yalnızca bireysel din deÄiÅimleri deÄil, uluslararası müdahale riski taÅıyan siyasi olaylar olarak görülmeye baÅlanmıÅtır.
Amerikan, Fransız, Rus, İtalyan, Yunan ve diÄer yabancı konsolosluklar, kendi tebaalarının ihtidalarını sistematik biçimde engellemeye çalıÅmıÅtır.
İhtidalar; “kaçırma”, “zorlama”, “kandırma” gibi söylemlerle uluslararası diplomasiye taÅınmıÅtır. Bu durum, Osmanlı’nın iç hukuku ile uluslararası hukuk/diplomasi arasında sürekli bir egemenlik çatıÅması yaratmıÅtır.
Yabancı devletler, bireysel din deÄiÅtirme hareketlerini Osmanlı Devleti’nin üzerinde baskı kurma aracı olarak kullanmıÅtır.
Önceki yüzyılın aksine Selanik Vakası sonrasında meydana gelen ihtidaların çoÄunluÄu kadınlardan oluÅmuÅtur.
Kadın ihtidaları, aile içi baskı, yaÅ küçüklüÄü, evlilik baÄı gibi gerekçelerle genellikle resmiyet kazanmadan sonuçlanmıÅtır. Selanik Vakası’ndan sonra devlet, ihtida edenleri koruma altına almıÅtır.
1880’den sonra ihtida süreçleri, yerel kadılıklardan alınıp valiliklere devredilmiÅ ve sıkı kurallara baÄlanmıÅtır. Bu da süreci hem bürokratik hem de merkeziyetçi hale getirmiÅtir.
Selanik Vakası’ndan iki yıl sonra 1878’de ihtidada meydana gelen tarihi yükseliÅ bir tepki hareketi, 1906’da görülen zirve ise olayın gayrimüslimler üzerindeki etkisinin azalmasının bir sonucu olarak görülmüÅtür.
1880–1889, 1899, 1901–1902 ve 1911’de olmak üzere toplam 14 yıl boyunca Selanik Bölgesi’nde ihtida kaydı vuku bulmamıÅtır. Selanik Vakası sonrasında özellikle erkeklerin din deÄiÅtirme konusundaki özgüvenleri sarsılmıÅtır.
Müslümanların gayrimüslimlere teÅvik yoluyla da olsa İslam’ı tebliÄi suç sayılmıÅ, bu yolla ihtida edenlerin din deÄiÅtirmesi kabul edilmediÄi gibi teÅviki yapanlar cezalandırılmıÅtır. İç ve dıŠbaskıların sonucunda Osmanlı’nın ihtida hareketlerinde daha uzlaÅmacı ve daha dengeli bir yaklaÅım benimsemesine yol açmıÅtır.
KAYNAKÇA
Bayram, Selahattin (2025). Osmanlı’da Selanik Merkezli İhtida Hareketleri (1695-1879). İstanbul: Kitabevi Yayınları.
Milli Savunma BakanlıÄı Askeri Tarih ArÅivi, (MSBATA). 110.9.1.4, No. 44, Gömlek No. 1, 4.
Osmanlı ArÅivi, BOA. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 851, Gömlek No. 63803.
(https://katalog.devletarsivleri.gov.tr)
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 221, Gömlek No. 16573.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 380, Gömlek No. 28426.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 381, Gömlek No. 28555.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 410, Gömlek No. 30746.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 417, Gömlek No. 31256.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 431, Gömlek No. 32259.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 996, Gömlek No. 74680.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 1019, Gömlek No. 76360.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 1096, Gömlek No. 82152.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 2042, Gömlek No. 180137.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 2974, Gömlek No. 222999.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 3148, Gömlek No. 236049.
----------------------------. Bâbıâli Evrak Odası (BEO), No. 3185, Gömlek No. 236814.
----------------------------. Dahiliye Nezâreti İdare Evrakı (DH.İD), No. 590, Gömlek No. 4.
----------------------------. Dahiliye Nezâreti Mektubi Kalemi (DH.MKT), No. 71, Gömlek No. 14.
----------------------------. Dahiliye Nezâreti Mektubi Kalemi (DH.MKT), No. 187, Gömlek No. 61.
----------------------------. Dahiliye Nezâreti Mektubi Kalemi (DH.MKT), No. 1921, Gömlek No. 46.
----------------------------. Dahiliye Nezâreti Mektubi Kalemi (DH.MKT), No. 1974, Gömlek No. 71.
----------------------------. Dahiliye Nezâreti Mektubi Kalemi (DH.MKT), No. 2407, Gömlek No. 27.
----------------------------. Dahiliye Nezâreti Mektubi Kalemi (DH.MKT), No. 2575, Gömlek No. 144.
----------------------------. Dahiliye Muhaberât-ı Umumiye İdaresi (DH.MUİ), No. 50, Gömlek No. 8.
----------------------------. Hariciye Nezâreti Hukuk MüÅavirliÄi İstiÅare Odası (HR.HMÅ.İÅO), No. 177, Gömlek No. 16.
----------------------------. Hariciye Nezâreti Hukuk MüÅavirliÄi İstiÅare Odası (HR.HMÅ.İÅO), No. 177, Gömlek No. 21.
----------------------------. Hariciye Nezâreti Hukuk MüÅavirliÄi İstiÅare Odası (HR.HMÅ.İÅO), No. 186, Gömlek No. 33.
----------------------------. Hariciye Nezâreti Mektubi Kalemi (HR.MKT), No. 932, Gömlek No. 1.
----------------------------. Hariciye Nezâreti Mektubi Kalemi (HR.MKT), No. 933, Gömlek No. 90.
----------------------------. Hariciye Nezâreti Paris Sefareti (HR.SFR.04), No. 572, Gömlek No. 33.
----------------------------. Hariciye Nezâreti Siyasi Kısım Belgeleri (HR.SYS), No. 2940, Gömlek No. 8.
----------------------------. Hariciye Nezâreti Tahrirat Kalemi (HR.TH), No. 199, Gömlek No. 3.
----------------------------. İradeler Dosya Usulü (İ.DUİT), No. 138, Gömlek No. 37.
----------------------------. İradeler Dosya Usulü (İ.DUİT), No. 138, Gömlek No. 41.
----------------------------. Meclis-i Vükela Mazbataları (MV), No. 68, Gömlek No. 44.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 25, Gömlek No. 2433.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 54, Gömlek No. 5394 .
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 55, Gömlek No. 5481.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 56, Gömlek No. 5588.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 62, Gömlek No. 6128.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 72, Gömlek No. 7199.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 85, Gömlek No. 8478.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 87, Gömlek No. 8646.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 88, Gömlek No. 8732.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 89, Gömlek No. 8806.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 91, Gömlek No. 9029.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL(, No. 93, Gömlek No. 9224.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 93, Gömlek No. 9228.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 93, Gömlek No. 9242.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 94, Gömlek No. 9333.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 100, Gömlek No. 9948.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 101, Gömlek No. 10048.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 104, Gömlek No. 10345.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 107, Gömlek No. 10647.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 107, Gömlek No. 10664.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 108, Gömlek No. 10705.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 108, Gömlek No. 10749.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 109, Gömlek No. 10870.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 110, Gömlek No. 10938.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 113, Gömlek No. 11220.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 115, Gömlek No. 11470.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 116, Gömlek No. 11587.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 119, Gömlek No. 11802.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 138, Gömlek No. 13784.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 156, Gömlek No. 15547.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 159, Gömlek No. 15807.
----------------------------. Rumeli MüfettiÅliÄi Selanik Evrakı (TFR.I.SL), No. 159, Gömlek No. 15819.
----------------------------. Yıldız Perakende Zabtiye Nezâreti Evrakı (Y.PRK.ZB), No. 7, Gömlek No. 46.
----------------------------. Yıldız Sadâret Hususi Maruzât Evrakı (Y.A.HUS), No. 508, Gömlek No. 88.
Selanik Makedonya Tarih ArÅivi, Osmanlı Koleksiyonu. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1107, No. 2, İç Kapak.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1222-1223, No. 188, 1.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1226, No. 192, 1.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1238, No. 209, 54.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1252, No. 232, 1.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1254-1255, No. 235, 1.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS),1254-1255). No. 235, 61.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1255-1256, No. 236, 1.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1256, No. 238, 1.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1262, No. 248, 1.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1292, No. 300, 69.
----------------------------. Selanik Åer‘iyye Sicil Defteri (SÅS), 1295-1296, No. 306, 48.
Tepekaya, Muzaffer (2013). Selanik Vilayeti Almanya ve Fransa Konsoloslarının Öldürülmesi Olayı (6 Mayıs 1876). Belleten, C. 77/280, ss 1031-1070.
The Journal of International Social Research received 8982 citations as per Google Scholar report